Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5599 E., 2025/3766 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5599 E., 2025/3766 K. (28.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5599
Karar No
2025/3766
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5599 E. , 2025/3766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2072 E., 2024/1070 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/555 E., 2022/422 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin eski damadı olduğunu, müvekkili hakkında 3. şahıslar tarafından açılan bir hukuk davasının müvekkili aleyhine sonuçlanması ve mal varlığının azalması ihtimaline binaen müvekkilinin üç adet boş senet imzalayarak davalıya verdiğini, hukuk davasının müvekkili lehine sonuçlanması üzerine davalıdan senetlerin istendiğini, ancak davalının senetleri geri vermediğini, yırtıp attığını söylediğini, daha sonra davalının müvekkilinin kızından boşandıktan sonra icra takibi başlattığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu, imzalı boş senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurularak takibe konu edildiği iddiasının ancak yazılı delille ispat edilebileceğini müvekkilinin davacıya borç para vererek davacıya destek olduğunu, davacının elden aldığı borçlara karşılık dava konusu senedi imzalayarak müvekkiline verdiğini, tanık dinlenmesine muvafakatleri bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında dava konusu senedin davacının iddia ettiği şekilde 3. kişilerden mal kaçırmak amacıyla gerçekte borç içermediği halde boş bir şekilde imzalanarak davalıya verildiğine ilişkin yazılı bir protokol yapılmadığı, yazılı bir delil de sunulmadığı, ceza dosyasında alınan raporda keşideci kısmındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, bonodaki diğer yazıların ise davacı ve davalı eli ürünü olmadığı, davacı tarafın borçlu bulunduğu dönemde 3. kişilerden mal kaçırma amacıyla boş senedi imzalayarak davalıya verdiğini iddia ettiği ve davacının başlangıçtaki niyetinin de dürüstlük kuralına aykırı olduğu, böyle bir amaçla hareket edildiyse davacı tarafın bu hususu senet dışında yazılı bir belgeye bağlaması gerektiği, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluştuğundan kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm, davacı vekiince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa konu bonoda davacının keşideci, davalının lehtar durumunda olup, bononun nakden kaydı ile düzenlendiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesinin (f) fıkrası uyarınca bonolarda da uygulanması gereken 680. maddesi gereğince açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, bu senedin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu, bedelsiz olduğu iddiasının davacı tarafça yazılı delille ispat edilemediği, tanık deliline dayanılmış ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (HMK) 203. maddesinde beliritldiği üzere taraflar arasında kayınbaba damat yakınlık ilişkisi bulunsa da bonoya bağlanan uyuşmazlıkta tanık dinlemeyeceği, Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/446 E. sayılı dosyasında davalı hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza dosyasında dava konusu bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispata yarar bir delilin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı olarak yapılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 68d1b31f3bcae943 4240d10e92027b4f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı