11. Hukuk Dairesi 2024/5553 E. , 2025/3957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/173 Esas, 2024/812 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/211 E., 2022/858 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı asıl borçlu ...İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. (...) ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi (GKS) kapsamındaki geri ödeme plânına göre borcun ödenmemesi nedeniyle hesapların kat edilerek asıl borçlu ile diğer davalı kefillere hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine takip dosyası ile icra takibine başlandığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, sözleşmede kefalet, muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranı maddesinde sorumlulukların kabul edildiğini ileri sürerek takibe vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, asgari % 20 icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşmedeki imzaların kabul edilmediğini, kat ihtarnamesinin usulsüz tebliğ edildiğini, davalılara bizzat tebliğin yapılmadığını, imza yetkisi bulunmayan kişilere tebliğ edildiğini, davalıların muaccel borcunun bulunmadığını, borçların yeniden yapılanması için yeterli süre verilmediğini savunarak davanın reddi ile asgari % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'ın borçlu şirketin yetkilisi olduğu, dolayısıyla kefalet için eş rızasına gerek bulunmadığı, kat ihtarnamesinin muhataplarına sözleşmedeki adreslerine tebliğe çıkartıldığı, her ne kadar kefil ...'a çıkartılan tebligat iade dönmüşse de, dayanak genel kredi sözleşmelerinin ilgili hükümleri nazara alındığında kefillere yapılacak tebligatlara ilişkin olarak sözleşmenin 12.5. hükmü ile özel düzenleme ihdas edildiği, sözleşmede bildirilen adrese gönderilen tebligat iade dönmüşse de sözleşmedeki ilgili hükümler uyarınca tebligatın yapılmış sayılacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 589/2 hükmünün 1. bendi uyarınca kefilin sorumluluğunun asıl borçlunun temerrüdünün yasal sonuçları ile sınırlı olacağından davalı ...'ın sorumluluğunun da diğer davalı olan ...ile aynı olduğuna kanaat getirildiği, sözleşmede davalılar adına atılı olan imzaların davalı ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, kefalet tarihi, kefil olunan azami miktar ve müteselsil ibaresinin de davalı ...'ın eli ürünü olduğunun mütalaa edildiği, kefaletlerinin hukuken geçerlilik taşıdığı, sözleşmede akdi faiz oranının % 13,44 olduğu, sözleşme hükümleri uyarınca bu oranın % 100 fazlası hesaplandığında somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken temerrüt faizi oranının % 26,88 olması gerektiğine kanaat getirildiği, alacak likit nitelikte olup, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine %20 nispetinde icra inkar tazminatına hükmedildiği, taleplerin reddedilen kısmı bakımından davacının kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil mevcut olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 1.048.456,89 TL asıl alacak, 2.348,54 TL işlemiş temerrüt faizi ve 117,43 TL BSMV olmak üzere toplam 1.050.922,86 TL alacak bakımından iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, takip tarihinden asıl alacak tutarı olan 1.048.456,89 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık % 26,88 oranında temerrüt faizi ve temerrüt faizi miktarının %5 oranında BSMV'si ile istenebileceğine, hüküm altına alınan asıl alacak miktarı olan 1.048.456,89 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı kefilin sözleşmedeki adresine hesap kat ihtarnamesinin bila tebliğ edildiği, temerrütün oluşması için süre içeren bildirimin davalı kefillere tebliğ edilmesi gerektiğinden bu tebligatın kefillerin adresine tebliğ edilmesi gerekeceği, kefillerin sözleşmedeki adresine ihtarın bila tebliğ olması, bu konuda sözleşmede kefillere yönelik hususi düzenleme olsa dahi davalı kefilin temerrüte düşmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı kefilin takip tarihi itibarıyla temerrüte düşeceği, sözleşmenin 12.5 maddesindeki hükmün kefil bakımından geçersiz olduğu, kefil ...'ın temerrütünün takip ile başladığı, bu nedenle takip tarihine kadar bu kefilin akdi faiz, bu tarihten sonra temerrüt faizi ile sorumlu tutulması gerekirken, bu davalının da temerrüdü oluşmadan ihtarın tebliği gereken tarihten itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının ve davalı ... ve davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik itirazın 1.048.456,89 TL asıl alacak, davalılardan ...ve ... açısından 2.348,54 TL işlemiş temerrüt faizi ve 117,43 TL BSMV (davalı ... açısından takip öncesi işlemiş temerrüt faizi ve BSMV istemlerinin reddine) olmak üzere toplam 1.050.922,86 TL alacak bakımından iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, takip tarihinden asıl alacak tutarı 1.048.456,89 TL'ye tamamen ödeninceye kadar yıllık % 26,88 oranında temerrüt faizi ile temerrüt faizi miktarının %5'i oranında BSMV işletilmesine, asıl alacak tutarı 1.048.456,89 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 12.5 hükmünde; "Kefil, kefalet taahhüdünün tamamen yerine getirilebilmesi için, kefalet beyanında belirttiği adresi ikametgah edindiğini ve sözü geçen adrese yapılacak tebliğlerin şahsına yapılmış sayılmasını, işbu ikametgahını değiştirdiği takdirde, derhal yeni ikametgah göstermeyi kabul ve taahhüt eder. Ancak, bu suretle yeni ikametgahını ticaret siciline tescil ettirip ayrıca Banka'ya Noterlik eliyle tebliğ ettirmediği takdirde, yukarıda sözü geçen ilk ikametgaha yapılacak tebliğlere itiraz hakkı olmayacaktır." hususu düzenlenmiştir. Buna göre, ikametgahını değiştiren ve değişen adresi sözleşmede belirtilen şekilde bildirilmeyen kefilin, sözleşmede belirtilen adresine yapılacak tebliğlerin geçerli sayılması gerekmektedir. Kredi sözleşmesindeki kefile yapılacak tebliğlere ilişkin açık hükme rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince bu sözleşme hükmünün kefil bakımından hükümsüz olduğu sonucuna varılması doğru görülmemiştir. Bu itibarla, kefillere yapılacak tebligatlara ilişkin sözleşmenin 12.5 hükmü uyarınca, kefilin sözleşmede belirttiği adresine çıkartılan tebligat iade dönmüşse de, tebligatın yapılmış sayılmasının gerekeceği ve kefilin bu tarihte temerrüde düştüğü hususu göz önüne alınmadan, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1895913ceecd5e69 f67fc98d67836123