Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5487 E., 2025/3354 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5487 E., 2025/3354 K. (13.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5487
Karar No
2025/3354
Karar Tarihi
13.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5487 E. , 2025/3354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/948 Esas, 2024/1088 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2022/60 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası ile birlikte "..." markasının da 1992 yılından itibaren münhasıran hak sahibi olduğunu, müvekkilinin toplam 19 adet "..." ibareli tescilli seri markası bulunduğunu, bu markalar için özellikle 41. sınıfta ciddi emek, reklam bütçesi ve yatırımlar gerçekleştirildiğini, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin "... FEN BİLİMLERİ EĞİTİM KURUMLARI+şekil" markasına yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun özellikle de 41. sınıf hizmetler yönünden müvekkil adına tescilli ve hem tek başına hem de ortak unsur olarak kullandığı "..." ibareli markalar ile seri marka algısı yarattığını, davalıya ait http://ifefenbilimleri.com/kurumsal-2/ adlı web sitesindeki fiili kullanımlarına bakıldığında baskın bir şekilde "..." ibaresini kullandığının ve iltibasa sebep olduğunun görüleceğini, "..." ibaresi bertaraf edilerek haksız rekabete neden olunduğunu, karıştırma tehlikesinin varlığının yeterli görüldüğünü, markalar arasındaki benzerlik incelemesinde ortalama tüketicilerin esas alınması gerektiğini ileri sürerek YİDK’in 2020-M-11368 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvuruda davacı markasına yanaşma ve seri marka üretme saiki gütmediğini, müvekkili adına kayıtlı markanın asli unsurunun "...” ibaresinden oluştuğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, iltibas oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının "... FEN BİLİMLERİ EĞİTİM KURUMLAR+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında özellikle markaların bütünselliği ilkesi dikkate alındığında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; başvuru markasının asli ayırt edici unsuru "şekil+..." olup diğer ibarelerin tali unsur olduğu, davacı markalarının ise asli unsurun "..." şeklinde olduğunun öne çıktığı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma veya faydalanma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. maddesi anlamında haksız rekabet, SMK'nın 6/9 maddesi anlamında da kötüniyetli başvuru yapıldığı iddialarının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c9121501352744e4 7fef7eadb4e52a25 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/5487 E. , 2025/3354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/948 Esas, 2024/1088 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2022/60 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası ile birlikte "..." markasının da 1992 yılından itibaren münhasıran hak sahibi olduğunu, müvekkilinin toplam 19 adet "..." ibareli tescilli seri markası bulunduğunu, bu markalar için özellikle 41. sınıfta ciddi emek, reklam bütçesi ve yatırımlar gerçekleştirildiğini, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin "... FEN BİLİMLERİ EĞİTİM KURUMLARI+şekil" markasına yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun özellikle de 41. sınıf hizmetler yönünden müvekkil adına tescilli ve hem tek başına hem de ortak unsur olarak kullandığı "..." ibareli markalar ile seri marka algısı yarattığını, davalıya ait http://ifefenbilimleri.com/kurumsal-2/ adlı web sitesindeki fiili kullanımlarına bakıldığında baskın bir şekilde "..." ibaresini kullandığının ve iltibasa sebep olduğunun görüleceğini, "..." ibaresi bertaraf edilerek haksız rekabete neden olunduğunu, karıştırma tehlikesinin varlığının yeterli görüldüğünü, markalar arasındaki benzerlik incelemesinde ortalama tüketicilerin esas alınması gerektiğini ileri sürerek YİDK’in 2020-M-11368 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvuruda davacı markasına yanaşma ve seri marka üretme saiki gütmediğini, müvekkili adına kayıtlı markanın asli unsurunun "...” ibaresinden oluştuğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, iltibas oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının "... FEN BİLİMLERİ EĞİTİM KURUMLAR+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında özellikle markaların bütünselliği ilkesi dikkate alındığında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; başvuru markasının asli ayırt edici unsuru "şekil+..." olup diğer ibarelerin tali unsur olduğu, davacı markalarının ise asli unsurun "..." şeklinde olduğunun öne çıktığı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma veya faydalanma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. maddesi anlamında haksız rekabet, SMK'nın 6/9 maddesi anlamında da kötüniyetli başvuru yapıldığı iddialarının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c9121501352744e4 7fef7eadb4e52a25 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı