11. Hukuk Dairesi 2024/5463 E. , 2025/3314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1065 Esas, 2024/1230 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/352 E., 2022/125 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/47079, 2004/07918, 2001/19528 sayılı "opet fullmax gtl şekil", "fullforce şekil", "... force şekil" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2019/120447 "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği başvuruya itirazlarının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa davacının “...” ibaresini dava tarihi itibariyle sayıları 1178 olan akaryakıt istasyonlarında işlettiği marketlerinde işletme adı olarak da aktif bir biçimde kullandığını, bu ibarenin aynı zamanda davacının lisans verdiği “Opet Fuchs Madeni Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.” tarafından üretilen otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar ve oto bakım ürünlerinde de markasal hüviyette yoğun bir biçimde kullanıldığını, dava konusu edilen markada da“...” ibaresinin büyük puntolarda yazılarak ön plana çıkartıldığını, davalının dağıtıcı bayisi olan dava dışı Tekoil Akaryakıt Dağ. Taş. İnş. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine davacı tarafından ikame olunan ve halen İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2020/25 E. sayılı dosyası ile yargılaması süren davada 2014/110435 sayılı “FULLSPEED” ibareli markanın kullanımının davacının marka haklarını ihlal ettiği yönünde bir bilirkişi heyeti raporu düzenlendiğini, davalının söz konusu derdest dava mevcut iken huzurda dava konusu edilen marka başvurusunda bulunmuş olmasının davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu, taraf markalarının benzer emtialarda kullanılacağını, ayrıca davacının “OPET” markasının TÜRKPATENT nezdinde özel/2426 sayı ile tanınmış marka statüsünde tescilli olduğunu, davacının “...” ibareli markalarının da tanınmış marka olarak ele alınması ve korunması gerektiğini, davalının marka olarak kendisine “...” ibaresini seçerek bu özgün, tanınmış ve ayırt edici niteliği yüksek markalarına yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-4221 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/120447 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, davacının markalarının “...” ibaresi dışında başkaca unsurlar da ihtiva ettiğini, “...” ibaresinin taşıdığı yerleşik/bilinen anlamı nedeniyle markasal anlamda ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğunu, böyle bir ibarenin özellikle ayırt edici ek sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını, davacının “...” ibaresini tek başına ihtiva eden bir markasının da bulunmadığını, ayrıca davacının bu markasının tanınmışlığını veya davalının kötüniyetli olduğunu tevsik edebilen deliller sunamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik bulunduğundan ve davalının markasını tescil ettirmek istediği tüm hizmetler yönünden, davacının hem huzurdaki davasına, hem de TÜRKPATENT nezdindeki itirazlarına mesnet aldığı 2001/19528, 2004/07918 ve 2011/47079 sayılı markaları açısından taraf markaları benzer hizmetlerde kullanılacak olduğundan, davacının bahsi geçen markaları ile dava konusu edilen markanın karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde düzenlenen şartlardan herhangi birinin gerçekleştiğine dair dosyaya sunulmuş herhangi bir delil ya da belge bulunmadığı, davacının markalarının tanınmışlığı iddiasının dava konusu markanın tesciline bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötüniyetinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-422 sayılı kararının iptaline, 2019/120447 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraza mesnet "..." asli unsurlu markaları ile dava konusu 2019/120447 sayılı "..." ibareli başvuru arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklanan benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin büyük yazılarak öne çıkarıldığı, "..." ibaresinin "..." ibaresine vurgu yaptığı ve başvuruyu davacı markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, emsal bir başvuruya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2015 tarih ve 2014/16159 E.-2015/2146 K. sayılı kararında da benzer açıklamalarda bulunulduğu, öte yandan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının "..." ibareli markalarına akaryakıt sektöründe yoğun ve yaygın kullanımla ayırt edicilik kazandırdığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 91fb9ed7cfe2302b 919b53b0ed290532