11. Hukuk Dairesi 2024/5455 E. , 2025/4965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/215 Esas, 2024/294 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.07.2025 günü başkaca gelen olmadığı anlaşılıp yoklama ile hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Av. ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.02.2008 tarihinde ... Limanı'ndan, ... Limanı'na hareket eden davalıya ait ... ... isimli gemide Hırvatistan açıklarında yangın çıktığını, gemi ile birlikte yüklü vaziyette olan dorse ve çekicilerin tamamının yanarak zayi olduğunu, Venedik Liman Müdürlüğüne bağlı Sahil Güvenlik Birimi tarafından tutulan raporda yangın söndürme sisteminde vanaların açıldığını; ancak yangın bombası çalışmadığından yağmurlama sisteminin çalışmadığının tespit edildiğini, geminin yüke, denize ve seyre elverişsizliği nedeni ile oluşan risk ve neticesindeki zararda donatanın mutlak sorumluluk halinin mevcut olduğunu, geminin seyrü sefer sırasında olağan deniz tehlikelerine karşı koyma yeteneğini azaltan fiziksel kusurların geminin denize elverişli olmadığını göstereceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun da yangın ve neticesindeki zararın geminin başlangıçtaki denize, yola ve yüke elverişsizliğine dayalı olması halinde taşıyanın açıkça kusurlu ve sorumlu olacağının düzenlendiğini, her ne kadar bu halde kusur unsurunu gemi adamlarının özen kusuru ve taşıyanın şahsi kusuru olarak ayırmak mümkün olsa da sorumluluğun tayini açısından bir fark bulunmayacağını belirterek çıkan yangında 11 araç karşılığı 220.000 euro, navlun bedeli karşılığı 25.557 euro ve 11 aracın olay tarihinden talep tarihine dek geçen sürede kar kaybı olarak 82.500 euro olmak üzere toplam 328.057 euro zarar bulunduğunu fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 328.057 euro zarar bedelinin karşılığı olan 641.351,435 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangının 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını, geminin yüklerle birlikte yanarak zayi olduğunu, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, yangının gemi adamlarının kusurundan kaynaklansa dahi taşıyanın yangından ileri gelen zararlardan sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın sorumluluktan kurtulabilmesi için ateşli veya alevli yangın olmasının yeterli olduğunu, başlangıçtaki bir elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, geminin yola elverişlilik belgesinin bulunduğunu, gemide planlı bakım sistemine göre acil durum yangın pompası, yangın pompası ve sprey pompasının haftada bir test edildiğini, bir problem bulunmadığını, yangının ana güvertede başladığını, bu bölgede TIR ve kamyonların bulunduğunu, bunlarda ise dizel yakıt gibi yanıcı maddelerin bulunduğunu, Venedik Sahil Koruma Teknik İdare Bölümünün yangının bilinmeyen nedenle güvertede geminin sol tarafında bulunan ağır vasıtadan çıktığının ve kısa sürede yayıldığının belirtildiğini, dizel jeneratörlerinin makine dairesine duman dolması nedeni ile stop etmesiyle elektriğin kesildiğini, acil durum jeneratörlerinin devreye giremediğini, sistemin yeniden manuel olarak çalıştırılması gerektiğini; ancak mürettabatın çalıştıracak durumda olmadığından çalıştırılamadığını, davacı yanın araçların maliki mi yoksa işleteni mi olduğunu kanıtlamaması durumunda bu araçların ziyaı sebebiyle herhangi bir tazminat talep haklarının olmadığını, dava miktarının fahiş olduğunu savunarak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1062. maddesinin ikinci fıkrası gereğince yangın zararlarından taşıyanın mutlak sorumsuzluğu nedeniyle haksız davanın reddine, savunmalarının kabul görmemesi halinde sınırlama fonu tesis edilmesine, sınırlama fonunun uygulanmaması halinde müvekkilinin gemi ve navlun ile sınırlı sorumlu olduğunun kabulü ile alacaklarının bu miktardan orantısal olarak tahsil etmesi yönünde karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya ait ... ... isimli ... gemisinde çıkan yangın sonucu, gemiye yüklenen davacıya ait dorse ve çekicilerin tamamının yanarak zayi olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.