Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5234 E., 2025/3791 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5234 E., 2025/3791 K. (28.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5234
Karar No
2025/3791
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5234 E. , 2025/3791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/612 Esas, 2024/1066 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/25 E., 2022/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Tarım Ürünleri Gıda Tur. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin "..." ibareli kullanımlarının, müvekkil şirkete ait tescilli 2002/07527 sayılı "1965 ..." ibareli markasına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7, 29, 149, 155 vd. maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, men ve ref'i ile fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalı yandan tazminine karar verilmesini dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bölünme sözleşmesinde markanın kimin kullanımına bırakıldığı konusunda bir belirleme yapılmadığını, tarafların tek tek bölünme konusu değerleri belirttiklerini, "..." ya da "1965 ..." markasının kullanımının kimde kalacağı hususuna değinilmediğini, marka hakkının sadece davacı şirkete ait olacağına ilişkin bir sözleşme de yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli “1965 ...” ibareli markanın davacı şirket adına kayıtlı olduğu, markanın “kuruyemiş ürünleri” yani 29. sınıf ile bu ürünler ve bu ürünler dışındaki tüm malların “perakende ve toptan satışı” hizmetlerini içeren yani 35. Sınıfta tescilli olduğu, davalı şirketin dava dayanağı markanın aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kuruyemiş ürünleri üzerinde, tabelalarda, kuruyemiş kutularında, duvarlarda, araç dış kasa reklam giydirmesinde ve tentelerde kullandığı, 21.02.2019 tarihli kısmi bölünme sözleşmesinin kabul edilmesi ile davacı şirketin bölünmesine karar verildiği, sözleşmeye göre dava konusu markanın tahsis dışı bırakıldığı, bu suretle marka üzerinde hak sahibinin davacı şirket olduğu gerekçesi ile davanın eylemlerinin davacının "..." ibareli markasına tecavüz oluşturduğunun tespitiyle tecavüzün men'ine, davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden katalog, tabela, broşür vb. ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, 268.443,56 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıdan izin almaksızın dava konusu markayı kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiği, bu nedenle de davacının SMK'nın 149. maddesinde sayılan taleplerde bulunabileceği, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, markaya yapılan tecavüzün 23.11.2020 tarihinde gerçekleştiği davanın ise 30.12.2020 tarihinde açıldığı, bu hali ile dava tarihi itibarıyla devam eden bir tecavüzün bulunmadığı, yerel mahkemece vaki tecavüzün dava tarihi itibarıyla devam etmediği hususu göz ardı edilerek tecavüzün menine şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 268.443,56 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının tescilli markasına tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi, sona erdirilmesi ve uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davalı yanca temyize konu edilen ve Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan 268.443,56 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibari ile reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacının temyiz itirazlarının incelenenmesine gelince, dava markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men-i ve ref-i talepleri ile maddi ve manevi tazminat istemini içermektedir. Gelinen aşamada Dairenin önüne gelen uyuşmazlık ise, delil tespiti üzerine tedbir kararı verilmesinden dolayı davalının söz konusu markaların kullanımını durdurması nedeniyle tecavüzün tespiti meni refi ile ilgili esas hakkında karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davalı şirket bölünme sonucu oluşmuş ve dava konusu marka davacı şirket kullanımına bırakılmış olup davacı davadan önce tespit ve tedbir talebinde bulunduğundan Mahkemece tedbir kararı verilmiştir. Tedbir, geçici bir hukuki koruma olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince tecavüzün dava tarihi itibarıyla devam etmediği gerekçesi ile bu yöne ilişkin taleplerin konusuz kaldığı şeklindeki yorumu isabetli olmamıştır. Zira HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde belirlenen ihtiyati tedbir kurumu geçici bir hukuki koruma niteliğinde olup ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam etmektedir. (HMK'nın 397. maddesinin ikinci fıkrası) Bu aşamadan sonra ise nihai hüküm ile birlikte koruma sağlanmaktadır. Hal böyle olunca davacının marka hakkına tecavüz ile ilgili talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97181d65cfe6f384 832f1cfa37433d24 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/5234 E. , 2025/3791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/612 Esas, 2024/1066 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/25 E., 2022/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Tarım Ürünleri Gıda Tur. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin "..." ibareli kullanımlarının, müvekkil şirkete ait tescilli 2002/07527 sayılı "1965 ..." ibareli markasına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7, 29, 149, 155 vd. maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, men ve ref'i ile fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalı yandan tazminine karar verilmesini dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bölünme sözleşmesinde markanın kimin kullanımına bırakıldığı konusunda bir belirleme yapılmadığını, tarafların tek tek bölünme konusu değerleri belirttiklerini, "..." ya da "1965 ..." markasının kullanımının kimde kalacağı hususuna değinilmediğini, marka hakkının sadece davacı şirkete ait olacağına ilişkin bir sözleşme de yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli “1965 ...” ibareli markanın davacı şirket adına kayıtlı olduğu, markanın “kuruyemiş ürünleri” yani 29. sınıf ile bu ürünler ve bu ürünler dışındaki tüm malların “perakende ve toptan satışı” hizmetlerini içeren yani 35. Sınıfta tescilli olduğu, davalı şirketin dava dayanağı markanın aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kuruyemiş ürünleri üzerinde, tabelalarda, kuruyemiş kutularında, duvarlarda, araç dış kasa reklam giydirmesinde ve tentelerde kullandığı, 21.02.2019 tarihli kısmi bölünme sözleşmesinin kabul edilmesi ile davacı şirketin bölünmesine karar verildiği, sözleşmeye göre dava konusu markanın tahsis dışı bırakıldığı, bu suretle marka üzerinde hak sahibinin davacı şirket olduğu gerekçesi ile davanın eylemlerinin davacının "..." ibareli markasına tecavüz oluşturduğunun tespitiyle tecavüzün men'ine, davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden katalog, tabela, broşür vb. ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, 268.443,56 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıdan izin almaksızın dava konusu markayı kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiği, bu nedenle de davacının SMK'nın 149. maddesinde sayılan taleplerde bulunabileceği, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, markaya yapılan tecavüzün 23.11.2020 tarihinde gerçekleştiği davanın ise 30.12.2020 tarihinde açıldığı, bu hali ile dava tarihi itibarıyla devam eden bir tecavüzün bulunmadığı, yerel mahkemece vaki tecavüzün dava tarihi itibarıyla devam etmediği hususu göz ardı edilerek tecavüzün menine şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 268.443,56 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının tescilli markasına tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi, sona erdirilmesi ve uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davalı yanca temyize konu edilen ve Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan 268.443,56 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibari ile reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacının temyiz itirazlarının incelenenmesine gelince, dava markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men-i ve ref-i talepleri ile maddi ve manevi tazminat istemini içermektedir. Gelinen aşamada Dairenin önüne gelen uyuşmazlık ise, delil tespiti üzerine tedbir kararı verilmesinden dolayı davalının söz konusu markaların kullanımını durdurması nedeniyle tecavüzün tespiti meni refi ile ilgili esas hakkında karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davalı şirket bölünme sonucu oluşmuş ve dava konusu marka davacı şirket kullanımına bırakılmış olup davacı davadan önce tespit ve tedbir talebinde bulunduğundan Mahkemece tedbir kararı verilmiştir. Tedbir, geçici bir hukuki koruma olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince tecavüzün dava tarihi itibarıyla devam etmediği gerekçesi ile bu yöne ilişkin taleplerin konusuz kaldığı şeklindeki yorumu isabetli olmamıştır. Zira HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde belirlenen ihtiyati tedbir kurumu geçici bir hukuki koruma niteliğinde olup ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam etmektedir. (HMK'nın 397. maddesinin ikinci fıkrası) Bu aşamadan sonra ise nihai hüküm ile birlikte koruma sağlanmaktadır. Hal böyle olunca davacının marka hakkına tecavüz ile ilgili talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97181d65cfe6f384 832f1cfa37433d24 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı