Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4961 E., 2025/3158 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4961 E., 2025/3158 K. (07.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4961
Karar No
2025/3158
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4961 E. , 2025/3158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1117 Esas, 2024/1065 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. AsliyeTicaret Mahkemesi SAYISI : 2024/224 E., 2024/298 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 28.02.2003 tarihinde kurulduğunu, 2017 yılında ise kendi internet sitesinde "Metro Turizm'den 25. yılında Büyük Yenilik" başlığı ile duyuruda bulunulduğunu, "Basında Biz" başlığı ile buna ilişkin çıkan haberleri paylaştığını, davalı şirketin şirket unvanı ile terkin edilmiş şirketlerin unvanları arasındaki farklılığın küçük kelime oyunlarından ibaret olduğunu, davalı şirketin terkin edilmiş şirketler ile aynı faaliyet kolunda çalışmayı sürdürerek aynı amblemi kullandığını, davalı şirketin tüm unsurları ile borçlu şirketin devamı niteliğinde olduğunu belirterek terkin edilmiş olan şirketler arasında geçerli bir organik bağ bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; organik bağ olgusu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve sair mevzuatta tanımlanmamış olmakta birlikte, yargı kararları ile ortaya çıktığını, organik bağın varlığından ancak belirli kriterlerin varlığı halinde söz edilebileceğini, salt unvan benzerliği veya sektörel yakınlığın şirketler arasında organik bağ bulunduğuna delalet etmediğini, iktisadi bütünlük aranması gerektiğini, söz konusu iki şirket türü arasındaki kuruluş farkları ile esaslı unsurlarının kelime oyunu gibi basit bir tabirle ifade edilemeyeceğini, alacağını tahsil edebilmek adına ilgisiz unsurların bütünlük sağladığını iddia eden davacının salt unvan benzerliğinden yola çıkarak, kuruluşundan bu yana aynı vergi kimlik numarası ile faaliyet göstermekte olan davalı şirketi sorumlu tutabilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, terkin edilen şirketler hakkında icra takibi başlattıklarını ancak şirketlerin terkin olması nedeniyle takiplerin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davalı şirket ile terkin edilen şirketler arasındaki organik bağ olduğunu iddia ederek tespit istemiyle dava açtığı, davacının isteminin ancak bir ... davasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğu, görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının cismani zarar tazminat borçlusu terkin edilen şirket ile davalı arasındaki organik/hukuki bağın tespitine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d94b2f7f254226fc d1ac5543de008a02

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı