Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4701 E., 2025/3147 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4701 E., 2025/3147 K. (07.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4701
Karar No
2025/3147
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tapu

11. Hukuk Dairesi 2024/4701 E. , 2025/3147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/901 Esas, 2024/537 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/635 E., 2021/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in müvekkili şirketin ortaklarından olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten inşaat malzemesi alımı yaptığını, davacı şirketin bu ticari ilişkiden kaynaklı borcuna karşılık muhtelif tarih ve miktarlarda toplam 425.000,00 TL bedelli dört adet çek verdiğini, tüm çeklerin bedeli olarak müvekkilinin davalıya 360.000,00 TL borçlu kaldığını, ancak içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle borcu ödemesi çeklerin ödeme tarihlerinde zor olacağından davalı şirket ile bir mutabakat yaptığını, borcuna karşılık gayrimenkul vermeyi teklif ettiğini, davalı şirketin de bunu kabul ettiğini, bunun üzerine mutabakat ve ibra başlıklı bir sözleşme akdettiklerini, daha sonra davalı şirketi temsilen ... 'un toplam değeri 825.000,00 TL olan üç adet gayrimenkul alımı yapmak üzere geldiğini, ancak tapuda kendisinin imza yetkisi olmadığını söyleyerek sözleşmeleri teslim aldığını, İstanbul'da şirket yetkilisine imzalatıp hemen müvekkiline göndereceğini beyan ettiğini, müvekkilini sözleşmenin imzalanacağına inandırıp tapuda müvekkili şirket ortağı ...'e ait üç adet dairenin devrini aldığını, ancak davalının sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini ve daireleri aldıktan sonra sözleşmeyi imzalamaktan da imtina ettiklerini ileri sürerek davaya konu Mersin Mezitli Kuyuluk 16- G-4 pafta 642 ada 3 parselde kayıtlı 167/2919 arsa paylı B blok 1. Kat 2 no.lu bağımsız bölümdeki taşınmazın, yine Mersin Mezitli Kuyuluk 16- G-4 pafta 642 ada 3 parselde kayıtlı 139/2919 arsa paylı B blok 1. Kat 4 no.lu bağımsız bölümdeki taşınmazın, Mersin Mezitli Kuyuluk 16- G-4 pafta 642 ada 3 parselde kayıtlı 167/2919 arsa paylı B blok 1. Kat 1 no.lu bağımsız bölümdeki taşınmazın davalı adına kaydının iptali ile müvekkili ... adına tescilinin yapılmasına, tapu iptali ve tescil yönündeki talepleri uygun görülmez ise dava konusu taşınmazın değeri tespit edilerek söz konusu bedelin satış tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in müvekkili şirkete cari hesaptan kaynaklı borcu bulunduğu, davacı tarafın ekonomik anlamda zorlanması nedeniyle aynı zamanda şirketin yetkilisi olan davacı ... adına kayıtlı taşınmazların cari hesap borcuna karşılık gelecek şekilde devir ve tescili ile cari hesap tasfiyesine gidilmesi cihetinin kararlaştırıldığını, gayri menkul satışlarında tapuya ve tapu siciline güvenin esas olduğunu, gayri menkul satışlarının resmi şekle tabi tutulduğunu, satış bedelinin de cari hesap miktarınca tutara denk geliyor olmasının haklılıklarını da ortaya koyduğunu, kaldı ki söz konusu taşınmazların müvekkilinden aldığı bilgiye göre natamam olduğunu, her ne kadar bağımsız bölüm numarası almış ise de yapı kullanma izin belgesinin henüz çıkmadığını, davacı şirketin borcundan ötürü davacı ... tarafından yapılan devir ve tescil işleminde herhangi bir yanıltıcı, hataya veya hileye sebebiyet veren irade kaybının söz konusu olmadığını, davacıların tacir olduğunu, davacının her bir taşınmaz için tapuda satış bedeli belli iken anlaşma var denmesi ve buradan da davacının satıp borcunu ödeyemediği bir bedel ile her bir daire için 275.000,00 TL değer öngörülmesinin gerçek dışı ve basiretli bir tacire yakışmadığını, taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde mutabakat yada anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üçüncü kişinin yararlanabileceği bedelde muvazaa iddiası yönünden akdin tarafı davacı ...'in bedelde muvazaa iddiasını ileri sürmesi mümkün olmadığından taşınmazın satışı da resmi şekilde yapıldığından satış senedindeki satış değerlerinin esas alınması gerektiği, davacının toplam satış bedelinin 825.000,00 TL olduğu iddiası yerinde görülmediğinden davacı ...'in bedelsizliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasının koşullarının oluşmadığı, her iki davacının terditli olarak açtıkları taşınmazın satış bedeline yönelik alacak davaları açısından yapılan değerlendirmede; davacı şirket yönünden bu şirketin alacak davasına konu ettikleri taşınmazlar yönünden tapuda maliki olmadığı, tapu maliki olmaması nedeniyle davalı şirketin imzası bulunmayan protokole dayalı olarak taşınmazların satışından kaynaklı alacak talebinde bulunamayacakları, satış işleminin dışında davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında alacak- borç ilişkileri olması halinde ayrıca bir talepte bulunabilecekleri, taşınmazın satış bedeline yönelik alacak davasının davacı şirket dava konusu edilen taşınmazların maliki olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/d hükmü uyarınca taraf ve dava ehliyeti dava şartı olduğundan aktif davacı sıfatı bulunmadığından davasının HMK 114/d hükmü yollamasıyla 115/2 hükmü uyarınca aktif davacı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ...'in terditli olarak açılan taşınmazın satış bedeline ilişkin olarak açılan alacak davasının davanın dayanağı olarak sunulan protokolün davacının ortağı olduğu şirket tarafından imzalanmakla birlikte davalı şirket tarafından imzalanmadığı, ayrıca davacı gayrimenkul satıcısı ...'in imzasının da yer almadığı, delil olarak dayanılan e-mail yazışmalarının içeriğinde karşı tarafın davacının dayandıkları protokolü benimsediklerine ilişkin bir belge olmadığı, davacı ... tarafından satışı gerçekleştirilen Mezitli ilçesi Kuyuluk 642 ada 3 parsel B Blok 1. Kat 1 no.lu taşınmazın satış bedelinin 122.000,00 TL, 1. Kat 2 no.lu taşınmazın satış bedelinin 122.000,00 TL ve 1. Kat 4 no.lu taşınmaz satış bedelinin 132.000,00 TL olup, 3 adet taşınmazın toplam değerinin tapuda düzenlenen satış senedinde satış tarihi olarak 11.07.2018 tarihinde 376.000,00 TL olarak gösterildiği, açılan davanın tapuda düzenlenen resmi satış senedine dayalı olarak açılması nedeniyle satış sözleşmelerinin tarafı olan davacının resmi senede karşı inançlı işlem veya bedelsizliğe yönelik iddiaların yazılı belge ile ispatı gerektiğinden ve HMK'nın 200 ve 201. maddeleri kapsamında tanıkla ispatlanamayacağından davacının satış bedelinin resmi satış senetlerinde gösterilen bedellerden yüksek olduğunu ve ödenmediğini yazılı belge ile ispat edemediği gerekçesiyle davacı ...'in alacak ve tapu iptal tescil davasının reddine, davacı şirketin terditli olarak açılan alacak davasının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, terditli olarak açılan tapu iptal tescil ve alacak talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1ed660a5baec05f1 fe9df132de89c444

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı