Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4923 E., 2025/3101 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4923 E., 2025/3101 K. (05.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4923
Karar No
2025/3101
Karar Tarihi
05.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4923 E. , 2025/3101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/680 Esas, 2024/947 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Tonya Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2022/78 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin konut, restaurant, kafeterya, resepsiyon ve yöresel ürün satış yerinin bulunduğu projesi için, davalıdan tüm yapıların çatışı için teklif istediğini, davalının her malzemenin ve edimin ayrı ayrı yazılarak hesaplandığı proforma faturayı hesap ve iban numaralarını da yazarak davacıya gönderdiğini, davalının icabının davacı tarafından kabul edilerek belirtilen ödemenin davalıya eksiksiz yapıldığını, icaba uygun kabul beyanının iletilerek bu şekilde sözleşmenin kurulmasına rağmen, kurulan sözleşme gereklerinin davalı tarafından tam olarak yerine getirilmediğini, davalının teslimatı geciktirdiğini, geciken teslimat nedeniyle davacının inşaatının da geciktiğini, davalının kurulan sözleşmeye aykırı şekilde davacıdan ek ödemeler talep ettiğini, bu eylemlerin doğru olmadığını ileri sürerek sözleşme gereğinin yerine getirilerek aynen ifanın sağlanmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, ifanın gecikmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın şimdilik 1.000,00 TL'sinin, aynen ifanın mümkün görünmemesi durumunda sözleşmenin feshiyle menfi zararının şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan edimin aynen ifası, ifanın gecikmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, aynen ifanın mümkün görülmemesi durumunda sözleşmenin feshiyle menfi zararının tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Davacı vekilinin temyizi yönünden; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Somut olayda, davacı, 12.09.2017 tarihli ve 193.683,69 TL bedelli proforma faturaya dayalı olarak açtığı kısmi davada, davalıdan eksik teslim edilen malzemelerin aynen ifasını, ifanın mümkün olmaması halinde şimdilik 1.000,00 TL menfi zararı ve şimdilik 1.000,00 TL zararın tazminini talep etmiş, dava dilekçesinde açılan kısmi davada harca esas değeri ise 1.000,00 TL olarak belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacının zararının olmadığı ve davalıdan alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin üstünde bir tespit veya bu bedelin üstünde zarar ve alacağının olduğuna ilişkin bir iddia bulunmamakla birlikte, davacının dayandığı fatura da 193.683,69 TL tutarındadır. Dosya içeriğine göre, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 1.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddi gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin katılma yoluyla temyizi yönünden; HMK'nın 366. madde yollamasıyla katılma yolu ile temyize ilişkin kıyas yolu ile uygulama bulan HMK'nın 348. maddesinin ikinci fıkrasında istinaf yoluna başvuran bu talebinden feragat eder ya da talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir. Belirtilen madde hükmü gereğince, davalı vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak esasa girilmeden temyiz isteminin reddine vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6d05b3947b5608f9 49bc73011c33f7b0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı