Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4725 E., 2025/4360 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4725 E., 2025/4360 K. (19.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4725
Karar No
2025/4360
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4725 E. , 2025/4360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1480 Esas, 2024/1216 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/779 E., 2023/744 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili .. ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Day. Tük. Mal. Tic. ve San. A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin zamanında yapılmadığından bahisle hesabın kat edilerek davalı aleyhine Samsun İcra Müdürlüğü’nün 2021/68298 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davalının itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin imzasının bulunduğu kredi sözleşmesinin 17/05/2017 tarihli olduğunu, bu tarihte şirketin hissedarı olduğunu, müvekkilinin 2.000.000,00 TL için müteselsil kefil olmayı kabul ettiğini, bu kredinin zaman içerisinde ödenip kapatıldığını, dava dışı borçlu şirkete yeniden kredi kullandırıldığını, bu kredilerin müvekkiline kefalet sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler olmadığını, takibe konu edilen kredinin kullandırıldığı tarihte müvekkilinin şirket ortağı olmadığını, takibe konu kredi kullandırılırken müvekkilinin imzası alınmadığı gibi eş rızasının da alınmasının zorunlu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağının 17.05.2017 tarihli kredi sözlemesi olduğu ve 21 adet BCH kredisinin kullandırılıp kapatıldığı, sözleşme kapsamında 13 adet BCH kredisi ve dava konusu taksitli ticari kredinin kullandırıldığı, dava konusu kredinin kullanım tarihinin 21/04/2020 tarihi olmasına göre dayanağının 17.05.2017 tarihli kredi sözleşmesi olduğu, kefalet şartlarının mevcut olduğu, hesaplanan borcun kefalet limiti kapsamında kaldığı, kredi sözleşmesi tarihi itibari ile davalının şirket ortağı olduğu ve eş rızasının gerekmediği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, geri ödeme planı ve sözleşme hükümlerine göre belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı