11. Hukuk Dairesi 2024/4567 E. , 2025/3016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi KARAR :Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/55 E., 2021/440 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu marka başvurusunun yayımına itiraz ettiklerini, itirazın reddedildiğini, karara itirazın da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, müvekkilinin çok sayıda tescilli markası bulunduğunu, müvekkilinin markası için tanınmışlık kararı olduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunduğunu, markaların benzer olduğunu, zira müvekkilinin markasının ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğunu, mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, başvurunun tescili halinde seri marka izlenimi doğacağını ileri sürerek 2020-M-10665 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/128265 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından kabul edilen ulusal yeterliliklerine göre sınav ve belgelendirme faaliyetlerini yürüten personel belgelendirme kuruluşu olduğunu, markaların benzer olmadığını, emsal yargı kararları bulunduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle de markaların bütünselliği dikkate alınarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesindeki iltibasın oluşmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da bulunmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı veya haksız rekabet oluşturduğu iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davalının başvurusuna konu markanın esas unsurunun "..." davacının itirazına mesnet markaların esas unsurunun "..." olduğu, tek harf farklılığının markaları farklı kılmaya yetmediği, esasen davacının "..." ibareli markalarının belirli bir bilinirliğinin bulunması sebebi ile de bu iltibasın arttığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde, derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşacağı, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu, davalı tarafın başvurusunda yer alan tüm mal ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/benzer olduğu, Mahkemece, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da bulunmadığı belirtilmiş ise de, emsal içtihatlar nazara alındığında mahkemenin marka işaretlerinin benzemediği yönündeki gerekçesinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.