Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4510 E., 2025/2605 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4510 E., 2025/2605 K. (21.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4510
Karar No
2025/2605
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4510 E. , 2025/2605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2021/4807 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilâmsız icra takibine, yasal süresinde itiraz edilmediği için haciz tehdidi altında kalan müvekkilinin borcu tam ve eksiksiz ödediğini, bu borcun müvekkilince satılan bir cihazın 5-6 yıl sonra sebep olduğu iddia edilen patlamaya dayandırıldığını, rücu ilişkisinin usulüne uygun değerlendirilmediğini, fatura, temerrüt ve kusur tespitleri eksikken faiziyle birlikte icra yoluna başvurulmayacağını, ürünün garanti süresi aşıldıysa kullanıcı bakım sorumluluğunun değerlendirilmesi ve olayla ilgili itfaiye ve kolluk kayıtlarının getirtilip bilirkişi heyeti marifetiyle kusur oranı belirlenerek sonuca gidilmesi gerektiğini ileri sürerek haksız ve usulsüz tahsil edilen bedelin tespiti ile avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2021/4807 Esas sayılı icra dosyasında davacının borcu olan tutarı 19.03.2021 tarihinde tamamen ödediğini, bu tarihten itibaren 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/7. maddesi uyarınca hak düşürücü sürede dava açılmadığını, arabuluculuk başvurusunun bu süreyi uzatmayacağını, müvekkili tarafından sigortalı ...’a ait konutun sigortalandığını, 13.08.2020 tarihinde davacının ithalatçısı ve tek satıcısı olduğu "..." marka nem alma cihazından çıkan yangın nedeniyle hasar meydana geldiğini, eksper raporu doğrultusunda müvekkilinin 272.858,54 TL sigorta tazminatı ödediğini, bu bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde borcun 330.277,84 TL olarak davacı tarafından 19.03.2021 tarihinde tamamen ödendiğini, davacının hem ithalatçı hem de satıcı sıfatıyla nihai tüketiciye karşı sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın, icra tehdidi altına ödendiği belirtilen bedelin istirdatı talebine ilişkin olduğu, istirdat davasının ise, bir yıllık süre içinde açılması gerektiği, davacı aleyhine başlatılan İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2021/4807 Esas sayılı icra dosyasına, davacı tarafından borcun tamamının 19.03.2021 tarihinde ödendiği, davanın, 1 yıllık hak düşürücü süre bakımından en geç 19.03.2022 tarihinde açılması gerekirken dava tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine dair karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2021/4807 Esas sayılı dosyasında icra tehdidi altında ödendiği belirtilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı