Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4463 E., 2025/3001 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4463 E., 2025/3001 K. (30.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4463
Karar No
2025/3001
Karar Tarihi
30.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4463 E. , 2025/3001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2046 Esas, 2024/1015 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan ret SAYISI : 2019/399 E., 2022/164 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 30.03.2018 tarihinde 2018/...-23 numarasıyla endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, tasarım taklitlerinin davalı tarafından "..." markasıyla üretilip satıldığını, bu hususta ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/... D.İş sayılı delil tespit dosyasından rapor alındığını, davaya konusu modelin takım olarak 99,99 TL üzerinden halen satışta olduğunu, müvekkilin tasarımlarına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararının doğduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun (SMK) 151/2-a hükmüne göre maddi tazminat talep ettiklerini ileri sürerek davalıların tasarım hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın 07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep etmiştir. Davacı vekili maddi tazminat talebini, 80.850,00 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının 2018/... tescil no.lu tasarımının "ayırt edicilik" ve "yenilik" unsurunu taşımadığını "..." adlı tasarımın tescilinden önce, davacının tasarımına benzeyen tasarımların piyasada değişik firmalarca oluşturulmuş ve piyasada meşhur ve maruf olan modeller olduğunu, davacının tasarımının piyasadaki diğer modellerden farklı olmadığı, ayırt edicilik vasfını taşımadığını, ürünler yan yana konulduğunda bilinçli tüketici tarafından farklılıkların anında tespit edilebilecek düzeyde bulunduğunu, ayırt edicilik vasfinı taşımayan tespite konu model için esin kaynağı olarak değerlendirilebilecek görseli dosyaya sunduklarını ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile 2018/... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacının müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin olmadığını kanıtlamak için sunduğu ürünlerin, müvekkilinin tasarımının tescil tarihi olan 30.03.2018 tarihinden önce üretildiğine ilişkin hiçbir delil olmadığını, davalı-karşı davacının sunduğu ürünlerin 30.03.2018 tarihinden önce üretildiğine ilişkin delil sunmadığı sürece, müvekkili tasarımının hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davalı- karşı davacının benzer olarak lanse ettiği ürün görselleri tek tek incelendiğinde, bu ürünlerin tesettür mayo alanında üretilmenin ötesinde müvekkilinin tasarımı ile hiçbir ortak özelliğinin olmadığının görüldüğünü savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/... D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit ve aldırılan 25.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait tasarıma benzer bir adet ürüne rastlandığı, ürünler arasında benzerlik olduğu yönünde görüş bildirildiği, karşı dava yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, zira alınan bilirkişi raporuna göre asıl davacı tarafın tasarımının yeni ve ayırt edici olduğu, asıl dava yönünden ise davalı kullanımları ile davacı tasarımları arasında benzerlik oluştuğu ve davacının talep şekline göre hesaplanan maddi tazminatın 80.850,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine aldırılan ek raporda kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, sadece bir adet ürüne ilişkin ihlalde bulunulması, taraf şirketlerin ticari faaliyet alanları ve büyüklüğü, kâr hacimleri, mali bilirkişi raporları da dikkate alınarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından davacı adına tescilli 2018/.../23 numaralı tasarıma yönelik tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, 80.850,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 07.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına; karşı davanın reddine karar verilmiş, asıl davaya ilişkin hüküm taraf vekillerince, karşı davaya ilişkin hüküm, karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen ve geçmiş tarihli olduğu iddia edilen desenlerin, tescile konu mayo ürünü üzerinde daha önce kullanıldığını gösteren bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, davacı-karşı davalıya ait davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, davacı-karşı davalının SMK'nın 151/2-a hükmüne göre yoksul kalınan kazancının 80.850,00 TL olarak hesaplandığı, raporun denetime elverişli olduğu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, asıl davadaki hüküm taraf vekillerince, karşı davadaki hüküm, karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat; karşı dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 092c954e3beb0b87 1eba9478f2ff6abc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı