11. Hukuk Dairesi 2024/4368 E. , 2025/2999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/498 Esas, 2024/741 Karar HÜKÜM : Esastan ret SAYISI : 2021/41 E., 2021/404 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...+..." ibareli başvurusunun davalı Şirketin itirazı üzerine, 30, 31 ve 35 sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kısmen reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet "... ..." ibareli markalar arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun ...’ın ... “...” ve “Antalya”nın birleşiminden oluşturulduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını ileri sürerek 2020-M-10091 YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvuruda redde mesnet markların asli unsurunun aynen yer aldığını, "lya" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, başvuruda yer alandan "..." ibaresinin de Arapça'da ... anlamına geldiğini, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan ibarenin anlamı olmayan ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu, markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davalının "... ...+..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, reddedilen mal ve hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, aksi yöndeki bilirkişi raporuna açıklanan nedenlerle itibar edilmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "...+..." ibareli başvuru ile redde mesnet 2015/41411, 2017/68329 sayılı ve "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvurunun reddedildiği uyuşmazlık konusu 30, 31 ve 35. sınıf hizmetler yönünden, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira sözcük markalarında vurgunun genel olarak kelimelerin başlangıç seslerinde olduğu, son hecelerdeki farklılıkların işaretleri birbirlerinden ayrıştırmaya yetmediği, bu itibarla uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin “...” – “...” şeklinde iki marka ile karşılaştığında, her iki markanın da ortak bir ibareden, dolayısıyla aynı kavram kökünden geldiğini düşünebileceği gibi markalar arasında işitsel olarak da güçlü bir benzerlik kuracağı, kelimelerin harf dizilimsel açıdan sahip oldukları yüksek benzerlik nedeniyle yine görsel anlamda da benzer algılar bırakacakları, dava konusu başvuruda yer alan ... unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, uyuşmazlık konusu 30, 31 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 11ab3364a0611d51 b4fb35b98f1d4494