Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4361 E., 2025/2921 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4361 E., 2025/2921 K. (29.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4361
Karar No
2025/2921
Karar Tarihi
29.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4361 E. , 2025/2921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/537 Esas, 2024/808 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2021/538 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... ... Malzemeleri" isimli işyerinde ve yine "... ... Malzemeleri" isimli işyerinde ... malzemeleri satışı yaptığını, müvekkilinin ''... ... Malzemeleri'' ve ''.... Malzemeleri'' markaları için 26.02.2019 tarihinde yapmış olduğu marka başvurusu neticesinde markalarının tescil edildiğini, davalı tarafın ise müvekkilinin tescilli markası olan "..." markasını birebir kullanarak müvekkilinin işyerinin arka sokağında "... ... Malzemeleri" adı altında bir işyeri açtığını, yaklaşık bir yıldan bu yana işlettiğini, davalının müvekkilinin tescilli markası olan "..." markasını işyeri adı olarak kullanmakla yetinmeyip ayrıca reklam panolarında, katalog, broşür, torba, poşet vb. tanıtım araçlarında da kullandığını, bu fiilleri ile de müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, davalı tarafa söz konusu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerini sonra erdirmesi hususunda ihtarname çektiklerini, alınan cevapta "... ... ve ... Malzemeleri" adlı dükkanını 05.02.2019 tarihinde açtığını beyan ederek müvekkiline ait markayı kullandığını ikrar ettiğini, davalı tarafa ihtar çektikten sonra kötü niyetli olarak davalarını konusuz bırakma gayreti ile "... ... ve ... Malzemeleri" şeklinde kullandıkları markanın başına "..." ibaresini ekleyerek "... ... ve ... Malzemeleri" şeklinde değiştirdiklerini ileri sürerek davalı tarafın fiillerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin ve müvekkiline karşı haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, davalı tarafın müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturan ve müvekkiline karşı haksız rekabet teşkil eden fiillerinin durdurulmasını, men'ini, engellenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının "... ... Malzemeleri" adlı işyerini işletmekte iken daha sonra işyeri tabelasında değişiklik yaparak "..." olarak değiştirdiğini, daha sonra iki isim için de marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin anılan kendi işyeri için 05.02.2019 tarihi itibari ile resmi vergi açılışlarını tamamladığını, müvekkilinin davacının marka başvurusundan çok önceleri anılan işyerini kendisinin bizzat çalıştırdığını, "..."nın bir kent, yerleşim yeri olduğunu, "..."nin bir islam uleması ve aydını olduğunu, davacı marka tescilini alıncaya kadar "..." olarak müvekkilinin bu ismi kullandığını, davacının hem "..." hem de "..." isimlerini kullanarak kötüniyetli iki marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin çalışma özgürlüğünü kısıtladığını, haksız rekabete neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının işletmesinde asılı vaziyette bulunan tabelalar ve basılı kartvizitlerin üzerindeki "... ... Malzemeleri" ibaresinin davacı adına tescilli marka hakkına iltibas yoluyla tecavüz içerdiği, davalının bu kullanımlarının haksız rekabet içeren fiil teşkil ettiği, tanıkların beyanlarında davalının kullanımı sebebiyle karışıklık olduğunun ifade edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Eskişehir'de "..." isimli iki ayrı işyerinde ... ve ... malzelemeleri satışı ile iştigal ederken, davalının 05.02.2019 tarihinde davacının "..." isimli dükkanına yakın bir konumda "..." isimli işyerini açarak ... ve ... malzemeleri satışına başladığı, bundan sonra davacının "..." olan ikinci dükkanının ismini "..." olarak değiştirdiği, 26.02.2019 tarihinde 2019/19540 sayılı "... ... Malzemeleri" ve 2019/19548 saylı "... ... ve ... Malzemeleri" ibareli markalar için tescil başvurusunda bulunduğu, nihayet davalının da "..." biçimindeki kullanımını "..." olarak değiştirdiği ve 07.02.2020 tarihinde "..." markası için tescil başvurusunda bulunduğu, bu durumda "..." kelimesinin taraflar arasında ilk kez davacı tarafından, "..." kelimesinin ise ilk kez davalı tarafından kullanıldığı, davalının "..." kullanımının davacının aynı ibareli kullanımından önceki tarihli olduğu, öte yandan "..." bilinen bir yerleşim yerinin, "..." ise maruf ve meşhur bir İslam aliminin adı olduğu, ibareler arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, özellikle anlamsal bakımdan oluşan baskın farklılığın yeterli ayırt ediciliği sağladığı, yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı, davalının kullanımının davacının marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete yol açmayacağı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı