Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4282 E., 2025/2806 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4282 E., 2025/2806 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4282
Karar No
2025/2806
Karar Tarihi
24.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4282 E. , 2025/2806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1793 E., 2024/1044 K. HÜKÜM : Esastan ret SAYISI : 2019/211 E., 2021/264 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ve "..." ibareli sağlık ve hastanecilik hizmetlerini içeren markaların sahibi olduğunu, davalının "..." ibaresini kullanmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, markalar arasında iltibasa düşürecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, "..." ve "..." markasının tescilinden doğan hakların münhasıran müvekkili şirkete ait olduğunu, davalının işyerinde, "ÖZEL ... TIP MERKEZİ" adı ile "..." kelimelerinden oluşan ibarenin davalının işyerinin ön cephesinde, tabela ve panolarında, ....... sayfasında, ... kanalı üzerinden sosyal medyada kullanıldığını, müvekkilinin mensubu olduğu hastaneler grubunun markasının esas unsurunun "..." ve "..." ibaresi olduğunu, davalı tarafın "..." markasının telaffuz, anlam, biçim, yazı stili, tasarım ve renk kompozisyonunun bıraktığı izlenimin müvekkili şirket grubuna mensup hastanelerden biri izlenimini yarattığını, davalı kullanımının her iki marka arasında iltibasa sebebiyet verdiğini, aynı sektörde hizmet sunan iki marka arasında farklılığı göstermeye yetecek düzeyde ayırt edicilik içermeyen, hizmet sunan işletmeler arasında idari-ekonomik bağlantı bulunduğu düşüncesini uyandıran marka kullanımının marka hakkını ihlal eden eylemler olduğunu ileri sürerek davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesi ve menine, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, yapılacak keşif sonrasında tespit edilmesi halinde reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünler var ise bunların toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Medi kısaltmasının, İngilizceden gelen ve en basit hali ile tıp bilimi, tedavi bilimi anlamı taşıdığını, tıpla ilgili birçok alanda bu kısaltmanın kullanıldığını, Samsun ilinde faaliyet gösteren bazı özel tıp merkezlerinin de "...", "..." isimlerini kullandıklarını, iddia edildiği gibi "..." isminin görsel, işitsel ve fonetik olarak "... Hastanesi" ve "... ..." isimlerine ayırt edilemeyecek derecede benzerliklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının “... ibareli kullanımının 44. sınıfta yer alan ortak “Tıbbi hizmetler” hizmet grubu bakımından ortalama tüketici nezdinde, davacının 2012/65464 numaralı “..." ibareli markası ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer algılanarak iltibas ihtimaline yol açabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kullanımlarının, davacının 2012/... numaralı markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, giderilmesine, bu suretle davalıya ait işyerinde kullanılan tabelaların sökülmesine, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde kararın kesinleşmesine müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kullandığı "..." markası ile davacı adına tescilli "..." markasının hitap ettikleri ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaları veya aralarında bağlantı kurulması ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı