Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3957 E., 2025/2506 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3957 E., 2025/2506 K. (16.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3957
Karar No
2025/2506
Karar Tarihi
16.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/3957 E. , 2025/2506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/672 Esas, 2024/663 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/56 E., 2021/70 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1980 yılından bu yana inşaat makine ve ekipmanları üreticisi ve tedarikçisi olduğunu, yapı ve özellikle de yoğurma, sıvama ve önceden karıştırılmış harçlar için sistemler geliştirdiğini, müvekkilinin dünyanın birçok bölgesinde varlığını sürdürdüğünü, "..." esas unsurlu markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı ... tarafından 2017/96703 sayılı "... original şekil", 2017/96738 sayılı "..." ibareli markaların kötüniyetli olarak tescil ettirildiğini davalının bu tescillerinin marka ve sınıf emtiaları bakımından müvekkilinin faaliyet alanı ile birebir ve ilişkili olduğunu, ayrıca davalı tarafın bu tescilleri sırasında müvekkilinin logosunu aynen kullandığını, bu kullanım ve tescillerin müvekkilinin markasından doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2017/96703 ve 2017/96783 sayılı markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini ve haksız rekabetin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili davaya süresinde cevap vermemiş, yargılamanın ilerleyen aşamalarında davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava konusu markanın davalı tescil başvurusundan önce Türkiye'de ticaret alanında yoğun şekilde kullanıldığı, davalının yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... Makina İthalat İhracat firması ile en eskisi 19.04.2012 tarihine dayanan ticari ilişkisi olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmü anlamında davacının gerçek hak sahibi olduğu, keza davalının aradaki ticari ilişki nedeniyle bunu bilmesine rağmen, davacı tescil başvurusunun bürokratik nedenlerle gerçekleşmemesini fırsat bilerek davacıdan sonra tescil başvurusunda bulunup bunu sağlamasının SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli olduğu, davalının davacı tarafın gerçek hak sahibi olduğunu bildiği markayı kötüniyetli olarak tescil müracaatına konu etmesi ve ilgili markalara yönelik olarak kullanımda bulunmasının haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markaların, davalı tescil başvurusundan önce Türkiye'de ticaret alanında davacı yanca yoğun şekilde kullanıldığı, davacının davalının yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... Makina İthalat İhracat firması ile en eskisi 19.04.2012 tarihine dayanan ticari ilişkisinin bulunduğu, davalı her ne kadar dava dışı ... Makina İthalat İhracat firmasının ortağı olmadığını iddia etmiş ise de davalının dosyaya yansıyan karakol ifadesinde, bu firmanın yetkilisi olduğunu beyan ettiği, komşusunun yerine giderek ifade verdiği yönündeki beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, diğer yandan markaların ayniyet derecesinde benzer olduğu, davalının davacı markasından haberdar olduğu ve bunu bilmesine rağmen yapmış olduğu tescilin kötüniyetli olduğu, bu haliyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, her ne kadar davalı markalarının tescil edildiği sınıfta bazı emtialar yönünden farklı ise de kötüniyetli tescil söz konusu olduğundan ve kötüniyet bölünemeyeceğinden mahkemece davalı markalarının tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınmasının isabetli olduğu, davalının 2012 yılından beri ticari ilişkide bulunduğu davacı markasını kötüniyetli olarak adına tescil ettirmesi ticari dürüstlüğe aykırı olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54 vd. maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, ancak mahkemece davacı talebini aşar şekilde, davalının markayı kullanımına ilişkin yargılama yapılmadığı halde buna ilişkin gerekçeye yer verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2017/96703 ve 2017/96738 tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının kötüniyetli marka tescilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına 2017/96703 sayılı "... original +şekil" ve 2017/96783 sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, haksız rekabetin tespiti taleplidir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan nihai hükümde davalının 2012 yılından beri ticari ilişkide bulunduğu davacı markasını kötüniyetli olarak adına tescil ettirmesinin ticari dürüstlüğe aykırı olduğu, bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, ancak İlk Derece Mahkemesince davalının markayı kullanımına ilişkin yargılama yapılmadığı halde buna ilişkin gerekçeye yer verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının kötüniyetli marka tescilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de SMK'nın 6/9 ve 25. madde hükümlerine göre kötüniyetli marka tescilinin yaptırımı hükümsüzlük olarak belirtilmiştir. Bunun dışında kötüniyetli tescilin, 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesi kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilmesi, davalının kanunen sahip olduğu marka tescil hakkına aykırılık doğuracağından yerinde olmamıştır. Bu nedenle haksız rekabete ilişkin kabul kararı verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “Davalının kötüniyetli marka tescilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE,” ibaresi çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 60c8c50d3c416aaf 96a759b6563244f0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı