11. Hukuk Dairesi 2024/3713 E. , 2025/2145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2018 Esas, 2024/338 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/12 E., 2021/344 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına tescilli "..." ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalı şirketin ise 2019/66253 sayılı "... Gümrük Müşavirliği" ibareli marka başvurusunu yaptığını, bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, dava konusu başvurunun, müvekkili markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacıya ait "... Liman" ibareli marka altında liman hizmetleri sunulduğunu, davalı markasının da gümrük müşavirliği hizmetlerini kapsadığını, aynı türdeki hizmetleri kapsayan markaların karıştırılması ve davalının müvekkili şirket markasının tanınırlığından haksız bir şekilde yarar sağlaması ihtimali bulunduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü gereğince davalı ... başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline ait ticaret unvanı ile davalı ... başvurusu arasında da benzerlik bulunduğunu, "..." kelimesinin özellikle "... Çimento" ve "... Beton" ile özdeşleştiğini, davalı şirketin hedeflediği tüketici kitlesi ile müvekkili ve iştiraklerinin müşteri kitlesinin farklı olmadığını, davalı markasını gören tüketicinin davalı şirketin müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu düşüneceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-8278 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarında "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığını, ancak başvuru kapsamında tescili talep edilen gümrük müşavirliği hizmetlerinin, itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer olmadığını, SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların da somut olayda oluşmadığını, davacı tarafın kötü niyet iddiası yönünden yeterli delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2019/66253 sayılı başvuru kapsamında yer alan 36. sınıftaki gümrük müşavirliği hizmetlerinin, davacı yanın itirazına mesnet markalarının kapsamlarında aynen yer almadığı, ancak bu hizmetlerle davacının 2017/116578 sayılı markasının kapsamında yer alan liman hizmetlerinin benzer olduğu, deniz yolu ile taşımacık söz konusu olduğunda her iki hizmetin sunulduğu kitle ve hizmete konu eşyanın kesiştiği durumların olabileceği, dava konusu markanın esas unsurunun "..." ibaresinden, itiraza mesnet markanın esas unsurunun da "Şekil+..." kelimesinden oluştuğu, markada yer alan "LİMAN" kelimesinin, tanımlayıcı vasfı nedeniyle markasal ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığı, bu hale göre gerek dava konusu markada, gerekse davacıya ait itiraza mesnet markada "..." ibaresinin müşterek olarak ve esas unsur olacak şekilde bulunduğu, her ne kadar davaya konu hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin nispeten dikkatli ve bilinçli olduğu düşünülse bile, karşılaştırılan markalar arasında "..." ibaresinin müşterekliğinden kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, dava konusu marka ile itiraza mesnet 2017/116578 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi olduğu, davacı yana ait markanın “ÇİMENTO SANAYİ” bakımından tanınmış marka olduğu yönünde kanaat oluşmakla birlikte, davacının tanınmış olduğu çimento sektörü ile davalının markası kapsamında yer alan gümrük müşavirliği hizmetinin birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı faaliyet konuları olduğu gözetildiğinde, davalıya ait markanın, davacıya ait "..." ibareli tanınmış markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlaması ihtimallerinin somut olay bakımından gerçekleşmediği, dava konusu markanın davacıya ait ticaret unvanı sebebi ile reddi için gerekli koşulların oluşmadığı, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020-M-8278 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/66253 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli kararı ile davalı şirketin temyiz başvurusu dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kurum'a yükletilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a8bd0a2e49fc3940 182e4676b2b29238