11. Hukuk Dairesi 2024/3625 E. , 2025/3611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/555 Esas, 2024/4 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul (asıl dava), ret (karşı dava) Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.05.2025 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat... ve davalı-karşı davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 28.02.2002 tarihinden beri devam eden tek yetkili distribütörlük sözleşmesinin davalı tarafça haksız ve tek taraflı olarak 21.03.2008 tarihli ihtarname ile 22.07.2008 tarihi itibariyle feshedildiğini, davalının bu işlemi nedeniyle davacının uğradığı zararın 210.000.000,00 TL'yi aştığını ileri sürerek şimdilik 5.000.000,00 TL maddi zarar, 5.000.000,00 TL yoksun kalınan kâr, 5.000.000,00 TL denkleştirme tazminatı ve 15.000.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah ile müddeabihi artırmış, karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin tek satıcılık veya münhasır distribütörlük olmadığını, davalının Türkiye'de yerleşik bir şirket kurmak istediğini Eylül 2007 tarihinde davacıya açıkladığını, ancak taraflar arasında bu yeni durum üzerinde anlaşma sağlanamadığını, ayrıca davacının satış sonrası hizmetleri aksatması ve dağıtımını yaptığı diğer marka ürünlere öncelik tanıması nedeniyle davalı tarafından davacıya 21.03.2008 tarihli bir ihtarname gönderilerek sözleşmenin 22.07.2008 tarihi itibariyle feshedileceğinin bildirildiğini, bu ihtarın yazılı süreye uygun düzenlendiğini, davacının önce 03.04.2008 tarihli ihtarname ile davalıdan tazminat istediğini, sonra 10.04.2008 tarihinde gazetelerde davalı aleyhine ilânlar verdiğini, davalının bu ilanlarla ilgili olarak davacı aleyhine haksız rekabet davası açtığı gibi 11.04.2008 tarihli ihtarı göndererek aralarındaki ilişkinin 10.04.2008 tarihi itibariyle feshedildiğini bildirdiğini, bu feshin derhal fesih niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağını, ayrıca maddi ve manevi tazminat taleplerinin de esasen haksız ve fahiş miktarda olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava olarak; karşı davalının satış sonrası garanti ve servis yükümlülüklerini ihlal etmesi, yanlış pazarlama ve fiyat politikaları uygulaması nedeniyle müvekkilinin tüketici davalarına maruz kaldığı gibi zararına satışlar yapmak zorunda kaldığını, böylece maddi zarara uğradığını ileri sürerek 300.000,00 USD maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 28.02.2002 tarihinden beri devam eden belirsiz süreli tek satıcılık sözleşmesinin, davalı tarafça 21.03.2008 tarihli ihtarname ile sebep gösterilmeden dört aylık süre verilmek suretiyle 22.07.2008 tarihi itibariyle olağan şekilde feshedildiği, verilen fesih bildirimi süresinin yetersiz olması nedeniyle bu olağan feshin haksız bir fesih olduğu, böylece davacının gerçekleşen zararlarını, yoksun kalınan kârı ve portföy tazminatını, şartları ve illiyet bağı var ise davalıdan talep edebileceği, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasının iş bu davaya etkisinin olmadığı, davacının kâr mahrumiyeti talebi bakımından, 12.06.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edildiği, sözleşmenin fiili fesih tarihi 10.04.2008 ile 22.09.2008 tarihi arasındaki süre olan 165 gün için hesaplanan mahrum kalınan kâr tutarının 8.077.138,90 TL olduğu, davacının mahrum kalınan kâr tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, hükmüne uyulan Yargıtay ilamı gereğince davacının davalıdan portföy tazminatı isteyebileceğinin kesinleştiği, 12.06.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda, İsviçre Hukuku yaklaşımı esas alınıp son 5 yılın ortalaması üst sınır kabul edilerek talep edilebilecek tazminat miktarının 6.561.540,76 TL olarak belirlendiği, bu belirlemenin dosya içeriği, taraflar arasındaki ticari ilişki ve hakkaniyete uygun olduğu, davacının portföy tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada net gelirler, faaliyet kârı esas alındığından ayrıca hakkaniyet indirimi yapılmadığı, davacının bir diğer talebinin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemi olduğu, davacının bu kaleme ilişkin talepleri ile fesih arasında illiyet bağı bulunmadığından bu talebin reddine karar verildiği, somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, öte yandan manevi tazminatın reddine dair Mahkemece verilen ilk kararın da davacı tarafça temyiz edilmediği, karşı davaya ilişkin temyiz isteminin reddine karar verildiği ve ancak onama kararı verilmediğinden karşı dava bakımından da hüküm kurulduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 8.077.138,90 TL mahrum kalınan kâr tazminatı ve 6.561.540,76 TL portföy tazminatı olmak üzere toplam 14.638.679,66 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 01.08.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı- karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, bu tazminatlarla ilgili fazlaya ilişkin talebin, diğer zararlara ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr, portföy tazminatı, uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine, karşı dava ise, asıl davanın davacısı, karşı davanın davalısı şirket tarafından yasal garanti ve satış sonrası hizmetlerin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalı, karşı davacı tarafça yatırıldığı anlaşılan 7.428.074,15 TL bakiye karar harcının her zaman İlk Derece Mahkemesinden talep edilebileceğinin ve bu hususta İlk Derece Mahkemesince karar verilebileceğinin açık olmasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.