Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3583 E., 2025/3638 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3583 E., 2025/3638 K. (22.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3583
Karar No
2025/3638
Karar Tarihi
22.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu

11. Hukuk Dairesi 2024/3583 E. , 2025/3638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1920 Esas, 2024/541 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Hüküm kurulmasına yer olmadığına, kısmen kabul SAYISI : 2014/887 E., 2019/693 K. Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... Un Fab. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının, davalı taraftan 750.000,00 TL borç para aldığını, bu bedelin müvekkilinin ... Şubesi hesabına 15.09.2006-10.10.2006 tarihleri arasında 6 parça halinde havale ile gönderildiğini, müvekkili aldığı 750.000,00 TL'ye karşılık teminat olarak ... parsel 11 de kain 6420 m2 arsasını 15.09.2006 tarihinde davalı ...'nin adamı ... 'a devrettiğini, ayrıca 4 adet 1.840.000,00 TL tutarında çekini verdiğini, davalının müvekkili davacıya ödemedeki gecikmeyi ileri sürüp 24.07.2007 tarihli yeni sözleşme imzalattığını, daha sonra da baskı ve korku yaratarak müvekkilinden 3.613.000,00 TL tutarında yeni çek ve senetler aldığını, taraflar arasındaki sözleşmelerde gayrimenkul alım satım sözleşmesi ve aynı gayrimenkulun kiralanmasının gösterildiğini, davalı ...'nin müvekkilinden 2,5 sene içinde 2.150.000,00 TL tahsilat yaptığını, müvekkilinin teminattaki arsasının satışı ile 1.100.000,00 TL ve banka makbuzları ile 1.050.000,00 TL toplam 2.150.000,00 TL ödemesinden sonra davalının müvekkilini arayarak hiç bir alacağının kalmadığını, aldığı bütün senetleri ve çekleri iade edeceğini belirtmesine rağmen çek ve senetleri iade etmediği gibi, müvekkili ve şirketi aleyhinde icra takipleri yaptığını ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, geçersiz sözleşmeye istinaden, baskı ve korku sonucu verilen toplamda 853.000,00 TL bedelli senetlerin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2010/12560 E. sayılı icra takip dosyasına konu alacak, ferileri ile birlikte ... Noterliği'nin 28/09/2011 tarih ve 37351 yevmiye nosu ile düzenlenen alacağın temliki sözleşmesiyle ..., ... Un Fabrikası A.Ş.'ye temlik edildiğini, davanın, davaya konu icra takip alacağını temlik alanlara karşı açılması gerektiğinden, işbu davanın temlik alanlara yöneltilmesine ve müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar ... ve ... Un. Fab. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın müvekkilleri tarafından temlik alındığını, kambiyo senedine karşı açılan menfi tespit davasının sözkonusu olduğunu, ödeme hususunun tevsik edilmediğini, davacıların alacağının müvekkiline temlik eden ... ile 2006 yılında sözleşme yaptıklarını ve sözleşme uyarınca taşınmaz satın alıp bedelini çek ile ödediklerini beyan etmekte iken 2012 yılında bu ödeme ve işlemlerin anılan şahsın tehdit ve korkutması ile yapıldığını iddia ettiğini, icra mahkemesi nezdinde borcun aslına ilişkin itirazın ileri sürülmediğini, davacılar tarafından ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacıların dava konusunun %40'ından az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesince tefecilik suçu nedeniyle ...'nin cezalandırılmasına karar verilmişken Yargıtay'ın bozma kararı üzerine Mahkemece 2006 yılına dair vergi incelemesi yaptırılamadığından ve aleyhe tanık beyanı olmadığından beraat kararı verilmiş ise de ceza mahkemesince verilen kararların hukuk mahkemesini bağlayıcılığının olmadığı, sadece kesinlik kazanan maddi vakalar yönünden bu tespitlerin hükme esas alınması gerektiği, ceza dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda verilen para ile alınan senetler arasında kanuni faiz haddinden çok fazla orantısızlık bulunduğu, taşınmazın teminat olarak verilmiş olduğu, 2.413.000,00 TL çek ve senedin ...'ye ciro edildiği, arada ticari ilişki olmamasına rağmen ... tarafından ...'nin damadı olan ...'a 154.000,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, senetlerin veriliş nedeninin talil edildiği ve ispat yükünün ...'de olduğu fakat 750.000,00 TL olarak verilen paranın veriliş nedeninin, ayrıca ...'ye ait olduğu söylenen arsanın neden tapuda aslında ... tarafından ...'a devredildiğinin ispatlanamadığı, gerek davacının sunduğu tarihsiz ve 24.07.2007 tarihli belgeler gerekse davalı tarafın sunduğu 13.09.2008 tarihli belge değerlendirildiğinde ... Köyü 1 pafta 11 parsel 6420 m2'lik taşınmazın teminat olarak verildiği, buna ek olarak toplamda ... ve ... A.Ş. tarafından 2.413.000,00 TL çek ve senedin ...'ye ciro edildiği, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, ispat yükünün bu yönden de yerine getirilmediği, sunulan belgeler, sözleşmeler, para akışları ve verilen çek ve senetler, ceza dosyasındaki maddi vakalar hep birlikte değerlendirildiğinde ... tarafından verilen 750.000,00 TL'nin çok fazla üzerinde çek, senet ve taşınmaz verildiği, verilen para ile tahsil edilen miktarlar arasında aşırı orantısızlık olduğu, yapılan sözleşmenin noterde yapılmaması nedeniyle gayrimenkul satış vaadi olarak da değerlendirilemeceği, sözleşmenin kanuna ve kamu düzenine aykırı nitelikte olması, taşınmaz satışı için çek, senet aldığını belirten ... yönünden ve dolayısıyla temlik alan davalılar yönünden ispat yükünün yerine getirelemediği, geçersiz sözleşmelere dayanılarak verilmiş olan senetlerden dolayı davacıların sorumlu tutulamayacağı, davacıların senetlerden dolayı borçlu olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar ... ve ... Un.Fab.A.Ş vekili ile davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanzim tarihi 01.10.2008 olan 01.11.2008, 01.12.2008, 01.01.2009, 01.02.2009, 01.03.2009 ve 01.04.2009 vade tarihli ve 100.000,00 TL'lik senetlerin keşidesinin ... Gıda A.Ş olduğu, ...'in kefil olduğu, davalı ...'nin ise hamil olduğu ancak ciro silsilesi incelindiğinde ilk cironun hamil ...'e ait olması gerekirken keşideciye ait olduğu ve sonra ...'e geçtiği, ciro silsilesinin düzgün olmadığı, düzgün olmayan ciro silsilesine göre davalı ... yetkili hamil olmayacağından, ciro silsilesinin kopuk olması ve ciro silsilesinin kopuk olduğunun senet metninden anlaşılır olması sebebiyle alacaklının yetkili hamil olmadığı anlaşıldığından, 6 adet 100.000,00 TL'lik senetler yönünden davanın sübut bulduğu anlaşıldığından mahkemece davanın bu gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken anılan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hukuken yerinde olmadığından kararın düzeltilmiş gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, senetlerde ciro silsilesinin kopuk olduğu, temlik eden ...'nin yetkili hamil olmadığı, bu hususun senet metninden anlaşıldığı görülmüşse de, ciro silsilesinin kopuk olmasının tek başına takibin kötüniyetli olarak başlatıldığını göstermediğinden, davacı lehine %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesinin ve mahkemece temlik alanın kötüniyetli olduğuna dair gerekçesinin yerinde olmadığı, 31.12.2008 tanzim, 15.01.2009 vade tarihli 43.000,00 TL bedelli ve ayrıca aynı tanzim tarihli 15.02.2009, 15.03.2009, 15.04.2009 vade tarihli 70.000'er TL bedelli senetler yönünden ise, davacı, senede dayalı borç olmadığını, senedin tefecilik yapılarak alındığını ileri sürmüş ise de senette nakden kaydı mevcut olup imzası inkar edilmeyen ve senet metninden anlaşılamayan iddiasını ispatla yükümlü olduğu, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesince tefecilik suçu nedeniyle ...'nin cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine mahkumiyet kararının bozulduğu, ancak Yargıtay'ın bozma kararı üzerine Mahkemece 2006 yılına dair vergi incelemesi yaptırılamadığından ve aleyhe tanık beyanı olmadığından delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, davalının ceza soruşturma ve kovuşturmasındaki beyanlarında, senedin borç karşılığı olarak verildiğini ileri sürdüğü, senetteki nakden kaydını değiştirmediği, davacının senetler nedeniyle borçlu bulunmadığının yazılı delil ile kanıtlanması gerektiği, davacı yanın ticari defter ve kayıtlarından davaya konu senetlere veya bu senetlerin ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, senetlerin taşınmaz satımına ilişkin verildiğinin de kanıtlanamadığı, davacı ...'in İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/55 E. sayılı dosyasına ilişkin olarak, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/101 Talimat sayılı dosyasında vermiş olduğu ifadesinde “ Ben sanıktan aldığım borcu zaten faizi ile ödedim, her ödediğinde kendisinden makbuz alıyordum” ve dava dilekçesinde senetlerin borç karşılığı alındığının ve taşınmazların ise teminat amaçlı verildiğinin ifade edildiği, taraflar arasında sadece gayrimenkul satışı yapılmadığı, aralarında başkaca ticari işleri ve aralarında hesap ilişkisinin bulunduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacının ödemeyi ispat yükü altında olduğu ve ödemeyi de kanıtlayamadığından davanın 31.12.2008 tanzim 15.01.2009 vade tarihli 43.000,00 TL bedelli ve ayrıca aynı tanzim tarihli 15.02.2009, 15.03.2009, 15.04.2009 vade tarihli 70.000'er TL bedelli senetler yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve .... Un.Fab.A.Ş.'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile, İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava tarihinden önce alacağı temlik eden ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava tarihinden sonra alacağı temlik edenler ... ve ... Un Fab.A.Ş. hakkında davacı taraf 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 124/125 mad. göre seçimlik hakkını kullandığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı temlik alan ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, tanzim tarihleri aynı ve 01.10.2008 olan 01.11.2008, 01.12.2008, 01.01.2009, 01.02.2009, 01.03.2009 ve 01.04.2009 vade tarihli ve 100.000'er TL'lik senetler yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline, kabul edilen kısım yönünden, davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 31.12.2008 tanzim 15.01.2009 vade tarihli 43.000,00 TL bedelli ve ayrıca aynı tanzim tarihli 15.02.2009, 15.03.2009, 15.04.2009 vade tarihli 70.000'er TL bedelli senetlerden dolayı açılan davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... Un Fab. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... Un.Fab.A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak temlik alan davalı ...'a verilmesine, keza takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan ..., ... ve ... Un Fab. A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı ..., davalılar ... ve ... Un Fab. A.Ş.'ye yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davacılara iadesine, 22.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı