11. Hukuk Dairesi 2024/3195 E. , 2025/1435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/641 Esas, 2024/651 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/613 E., 2023/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2015/02942 tescil numaralı tasarımlarının davalı tarafından taklit edilerek kullanıldığını, müvekkiline ait .... ve ... markalarının da benzer şekilde marka başvurusuna konu edildiğini, bu fiillerin tasarım ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının tecavüz fiillerinin tespiti, durdurulması ve giderilmesi ile 1.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 69.514,50 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin.... markasını tescil ettirmek için yaptığı başvurunun yasal bir engel taşımamakla birlikte itiraz üzerine reddedildiğini, bu marka adı altında herhangi bir üretim yapılmadığını, müvekkilinin 2016/02216 başvuru numarasıyla kendi ambalaj desenlerinin tasarımının tescili için başvurduğunu, imal ettiği ürünlerin kendi tescil başvurusuna konu tasarımlarla uyumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı adına tescilli 2015/02942-1 ila 8 sıra numaralı tasarımlar ile davalıya ait şeker ambalajı tasarımların genel izlenim itibariyle benzerlik taşıdığı, bilinçli kullanıcı nezdinde yeni ve farklı tasarımlar algısı oluşturmadığı, davalı ürünlerinin davacı tasarımının koruma kapsamında kaldığı, davalının eylemlerinin aynı zamanda 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 48/A/1-c hükmü uyarınca ceza yaptırımına bağlandığı, ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, anılan KHK'nın 48/A hükmünde zaman aşımının süresinin 8 yıl olduğu, ıslah talebinin zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait şeker ambalajı tasarımlarının davacıya ait 2015/02942-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 sıra numaralı tasarımlara tecavüzünün tespitine, tecavüzün giderilmesine, 69.514,50 TL’nin 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden bakiyesinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, davacı adına tescilli 2015/02942-1 ila 8 sıra numaralı tasarımlar ile davalıya ait şeker ambalajı tasarımların genel izlenim itibariyle benzerlik içerdiği, bilinçli kullanıcı tarafından yeni ve farklı olarak algılanmayacağı, davalının fiillerinin davacının tasarımına tecavüz oluşturduğu, takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, davalının bu hususlara ilişkin istinaf talebinin yerinde görülmediği, davacıya ait 2015/02942 sayılı tasarımın 15.04.2015 tarihinde, davalıya ait 2016/02216 sayılı tasarımın 17.03.2016 tarihinde tescil edildiği, kısmi davanın 21.10.2016 tarihinde açıldığı, maddi tazminat yönünden zamanaşımı süresinin 1.000,00 TL'lik kısım yönünden davanın açılması ile kesildiği, davacının 29.12.2022 tarihli ıslah işlemi ile maddi tazminat talebini 68.514,50 TL artırdığı, 69.514,50 TL’nin tahsilini istediği, davalının süresinde ıslah zamanaşımı definde bulunduğu, ıslah edilen maddi tazminat talebi yönünden davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait şeker ambalajı tasarımlarının, davacının 2015/02942-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 sıra numaralı tasarımlara tecavüzünün tespitine, tecavüzün giderilmesine, 1.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davalı vekilinin temyizine gelince, davacıya ait marka ve tasarım tescilli olduğu gibi, davalıya ait tasarım da dava açılış tarihi itibariyle tescillidir. Dava açılış tarihinde davalıya ait tasarımların hükümsüz kılınmasına ilişkin herhangi bir kesinleşen mahkeme kararı bulunmamaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 554 sayılı KHK ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca, hükümsüzlüğüne karar verilmedikçe, tescilli marka ve tasarımın aynen kullanılması hukuken tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmez. Bu nedenle, davalı tasarımlarının dava açılış tarihinde tescilli olduğu ve işbu davanın davalı tasarımlarının hükümsüz kılınarak kesinleştirilmesinden sonra açılmadığı hususu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın anılan yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ab03e6eeb5a7014b 31854bd0c48b12df