Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2668 E., 2025/1024 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2668 E., 2025/1024 K. (18.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2668
Karar No
2025/1024
Karar Tarihi
18.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2668 E. , 2025/1024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1910 Esas, 2024/103 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/350 E., 2020/293 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2015/99081 sayılı ve "... EĞİTİM KURUMLARI+ şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu 'nun (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilleri ile davalı Şirket arasında "..." ibaresinin kullanımı konusunda 1992 yılından bu yana hukuksal ihtilaf bulunduğunu, müvekkilinin ticari unvan ve markasına yapılan hukuksuzluklara karşı ilk andan itibaren karşı çıktığını, hukuki mücadelesini sürdürdüğünü, taraflar arasında yaşanan tüm bu hukuksal mücadelede mahkemelerin müvekkili lehine karar verdiğini, fakat davalı tarafın kötüniyetle ve kanun boşluklarından yararlanarak "..." markasını kullanmaya devam ettiğini, yeni davaların açıldığını, mahkemelerin davalının "..." ibareli unvan ve fiili kullanımını engelleyici kararlar verdiğini, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, dava konusu markanın müvekkillerine ait tescilli/tescilsiz markalarının devamı, serisi olarak algılanacağını, davalı taraf aleyhine sonuçlanan her dava sonrası davalı Şirketin kötüniyetle yeni marka başvuruları yaptığını, dava konusu başvurunun da bunlardan bir tanesi olduğu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin “...” esas unsurlu markaları uzun yıllardan bu yana adına tescil ettirerek, kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili Şirkete ait olan markada davacılar tarafından iddia edildiği gibi “...” ibaresinin tek başına yer almadığını, dava konusu başvurunun bir bütün olarak davacıların markalarından farklı olduğunu, iki markanın birbirleri ile karıştırılma olasılığı bulunmadığını, davacılardan herhangi biri tarafından açılıp karara bağlanıp kesinleşen hükümsüzlük kararı olmadığını, müvekkili şirketin değil, davacı tarafın huzurdaki dava, iddia ve beyanlarında kötüniyetli bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı adına tescilli markalar ile davalının "..." esas ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri ve 41. sınıf yönünden bilinçli tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının üstün hak ve tanınmışlık gibi iddialarının davanın esasına katkı sağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... EĞİTİM KURUMLARI+ şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıların "..." esas ibareli itirazlarına mesnet markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, taraflar arasında kesinleşmiş mahkeme kararları ile davalı Şirketin "..." esas unsurlu markaları kullanmasının en başından beri kötüniyetli olduğu kabul edilmiş olması karşısında işbu davada da davalı Şirketin başvurusunun kötüniyetli bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin kabul gerekçesinin yanında, davalı şirketin dava konusu marka tescil başvurusunun aynı zamanda kötüniyetli de olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 18.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f56e7ac1e4646c84 b0db0d97643d1d28

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı