11. Hukuk Dairesi 2024/2623 E. , 2025/745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2330 Esas, 2024/119 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/48E., 2021/212K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2019/16630 başvuru numarasıyla yaptığı marka tescil başvurusunun TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığının 2005/05713 sayılı "..." ibareli ve 2012/110705 sayılı "..." ibareli markalar ile benzerlik gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1(ç) hükmü uyarınca reddine dair kararına itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-10863 sayılı kararıyla aynı gerekçe ile reddedildiğini, ret gerekçesi olan markalardan 2012/110705 başvuru numaralı "..." markasının tescil başvurusu daha önce reddedildiğinden gerekçeye dayanak gösterilmiş olmasının yersiz olduğunu, ret gerekçesi olan 2005/05713 başvuru numaralı "..." markasının sahibi olan davalı Şirketin ise toplam 30 farklı mal/hizmet sınıfında markasının tescil edildiğini, müvekkili şirketin başvuru sınıfı olan 7. sınıfında davalı Şirketin hiçbir zaman tarımsal aletler üretmediğini, markasını son 5 yıl içinde tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmadığını ileri sürerek, "..." markasının 7. sınıfta yer alan emtialar bakımından kullanmama nedeniyle iptaline, 2019-M-10863 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından tescili talep edilen 2019/16630 sayılı "..." ibareli marka ile müvekkili adına tescilli 2005/05713 sayılı marka arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca iltibas bulunduğunu, davacının müvekkiline ait markanın fiili olarak kullanılmadığı ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiği yönünde delil sunmadığını, üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi uyarınca dava açma hakkını yitirdiğini, bir an için müvekkiline ait markanın tescilli olduğu 7. sınıfta fiilen kullanılmadığı farz edilse dahi müvekkilinin "..." markasının tanınmış bir marka olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuru markası "..." ile redde mesnet olan 2005/05713 sayılı ... markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, markalar kapsamındaki mal ve hizmetler açısından da ayniyet bulunduğunu, bu durumun SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca mutlak tescil engeli oluşturduğunu, tescilli bir marka var iken bu marka ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer diğer bir markanın tescil edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkete ait 2005/05713 sayılı markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler bakımından değil, sadece 7. sınıfta tescilli olduğu emtialar bakımından kullanılmadığı ileri sürülerek bu emtialar bakımından kullanmama nedeniyle iptal edilmesinin istendiği, dava tarihi itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu, 21.02.2015-21.02.2020 tarihleri arasında (dava tarihinden önceki 5 yıllık süre içinde) 7. sınıftaki emtialar üzerinde fiili ve ciddi olarak kullanıldığının ya da kullanılmamaya ilişkin haklı bir sebep varsa bu sebebin davalı şirket tarafından ortaya konması gerektiği, bilirkişi raporu ile davalı şirketin tescilli markasını, tescilli olduğu 7. sınıftaki emtialar üzerinde, fiili ve ciddi surette kullandığını ispatlayamadığı, davalı şirketin ileri sürdüğü tanınmışlık iddiasının, şirketin üzerine düşen kullanım külfetini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davacının markanın kullanılmaması nedeniyle iptali isteminin kabulü ile davalıya ait 2005/05713 sayılı markanın 7. sınıfta bulunan emtialar bakımından iptaline markalar arasında şekil unsuru ile ayrışma sağlandığından SMK'nın 5/1-ç hükmüne dayanan YİDK kararının iptali isteminin kabulüne, 2019-M-10863 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılarca ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 5/1-ç hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının arandığı, somut olayda dava konusu başvuru ile redde mesnet 2005/05713 ve 2012/11705 sayılı marka işaretleri arasında anılan madde kapsamında bir benzerliğin olmadığı, başvurunun tertip tarzı ve yer verilen şekil unsuru ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için herhangi bir hak düşürücü süre bulunmadığı, dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş olmasının gerektiği, dava konusu 2005/05713 sayılı marka yönünden dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu, dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, davanın niteliği gereği sessiz kalma yoluyla hakkı kaybından bahsedilemeyeceği, davalı şirketin markayı tescilli bulunduğu ve uyuşmazlık konusu olan 7. sınıf kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı, incelenen ticari defterlerin beş yıllık süre içinde markanın uyuşmazlık konusu 7. sınıfta kullanıldığını göstermediği, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/384 E.,2013/1893 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere kullanım ispat edilmeden, markanın kullanıldığı hizmetlere benzerliği nedeniyle başka hizmetlerde de kullanılmış sayılamayacağı, davalının dava konusu markasının tanınmış olduğu ve iptaline karar verilen mallar bakımından davacının "..." ibaresini kullanmasının iltibasa sebebiyet vereceği savunmalarının işbu davada tartışılması imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile ve redde mesnet markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 11.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi