Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2620 E., 2025/884 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2620 E., 2025/884 K. (13.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2620
Karar No
2025/884
Karar Tarihi
13.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2620 E. , 2025/884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/178 Esas, 2024/428 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2021/391 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1987 yılından beri matbaa, baskı ve bilgisayar sektörlerinde “...” isim ve markası altında faaliyet gösterdiğini ve 1998 yılında 98/003285 no. ile tescil ettirdiğini, daha sonra markayı ortağı ve şirket müdürü olduğu dava dışı üçüncü bir şirkete devrettiğini, 2014 yılında söz konusu şirket kapandığından bu markanın yenilenme imkanı kalmayarak hükümden düştüğünü, müvekkilinin “...” ibaresini 30 yılı aşkın süredir ticari faaliyetlerinde markasal hüviyette kullandığını, “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğunu ve herkes tarafından kullanılabileceğini, taraf markalarında “...” ibaresi dışında kalan başkaca şekil ve kelime unsurlarının işaretleri farklı kılmaya yettiğini ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1981 yılından beri edebiyat ve yayın dünyasında “... Yayınları” olarak bilindiğini ve tanındığını, ... Yayınları’nın çocuk edebiyatının ve önemli dünya klasiklerinin çoğunu Türkçe’ye çevirerek kitapseverlerin okuyabilmesini sağladığını, aynı zamanda Türk edebiyatının usta yazarlarının eserlerini yayınladığını, “...” markasının uyuşmazlığa konu olan hizmetler açısından davalı ile özdeşleştiğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+1987'den beri ... tasarım merkezi" ibareli marka başvurusu ile davalının "... ÇOCUK" ve diğer "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının önceye dayalı kullanıma bağlı gerçek hak sahipliği iddiasının, başkasına ait tescilli marka olduğu sürece kendisinin marka tesciline öncelik sağlamayıp ancak başkasının marka başvurusuna engel oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "şekil+1987'den beri ... tasarım merkezi" ibareli marka başvurusu ile davalının redde mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markalarda asıl unsurları olan "..." ibaresinin ortak olarak bulunduğu, görsel ve işitsel olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, başvuru kapsamındaki hizmetlerin de redde mesnet markaların kapsamında yer aldığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının ancak marka tescil başvurusuna itiraz hakkı sağlayacağı, bunun dışında marka hukukunda tescilde teklik ilkesi söz konusu olduğundan, kendisinden önce tescilli bir marka mevcutken, öncelik hakkına dayanarak tescilsiz bir markanın tesciline imkan vermeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.02.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı