11. Hukuk Dairesi 2024/2595 E. , 2025/752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/768 Esas, 2024/260 Karar KARAR : Esastan ret; asıl ve birleşen davaların asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden kabulü ile asıl dosya davalısı ... yönünden açılan davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kula Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/325 E., 2021/193 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının yurt dışında işçi olarak çalıştığını, Türkiye'de yatırım yapmak istediğini, Türkiye'de yaşayan akrabaları olan davalılarla araştırma yaptıklarını, ...'nın ... köyünde iki adet arazi satın alındığını, bu süreçte ...'nin eniştesi olan davacıya, ''enişte sen resmi işlerde yorulma bu senin çok zamanını alır, yurt dışında çalışıyorsun, ben bu işleri burada çözerim'' dediğini ve tüm işlemlerin ... adına yapılmaya başlandığını, tüm resmi işlemlerin ... adına yapıldığını, bu çerçevede, 2013 yılının sonlarında, müvekkilinin davalı ...'e para göndermeye başladığını ve birleşen davalı şirketin kurulduğunu, bu gönderilen paraların bir kısmının elden, bir kısmının davacının banka hesabından, bir kısmının kızı ve arkadaşı tarafından gönderildiğni, 24.07.2016 tarihli adi yazılı belgeye göre belirtilen tarih itibari ile, şirket için davacı tarafından verilen TL cinsinden paranın 523.269,00 TL olduğunun, bu paranın davacının 2016 yılındaki döviz kuru karşılığı ...'ye şirket için gönderdiği para olduğunun ve davacının şirkete %70 oranında ortak olduğunun kabul ve ikrar edildiğini, bu belgelerle davacının birleşen davalı şirkete ortak olduğunu kanıtladığını ileri sürerek davanın kabülü ile, ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki davalı ... hissesinin iptali ile, bu hissenin yüzde yetmişinin (%70) davacı adına, yüzde yirmisinin (%20) davalı ... adına, geri kalan yüzde on hissenin (%10) ... adına tesciline karar verilmesini, şirket hissesinin tescili konusunda sorun çıktığı durumda, belirsiz alacak davasının kabulü ile, şirketin varlık değerinin tespit edilerek, ileride artırılmak üzere şimdilik 50.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki taleplerini ayrıca şirkete yönelterek davanın kabulü ile davalı şirketteki ... hissesinin iptali ile bu hissenin %70'inin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; davalı ...’nin hesabına davacı tarafından para yatırılmadığını, bu davalının şirketin ortağı da olmadığını, davalı ...'a husumet yöneltilmesinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacının, davalı ... hesabına borç olarak para gönderildiğini ispatlayamadığını, havale olarak gönderilen paranın kural olarak borcun ödeme vasıtası olduğunu, aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, ödeme yapılırken de herhangi bir açıklama yazılmadığını, şerh düşülmediğini, dosyaya sunulu şirket hisselerinin sözde paylaşımını gösteren belgelerin hukuken geçerli olmadığını, limited şirkette hisse devrinin yapılmasına ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595. maddesinin amir olduğunu, davacı ile davalı arasında, imzaları noterce onaylanmış herhangi bir işlem ya da belgenin mevcut dolmadığını, adi yazılı belgenin bir hükmü olmayacağını, davacının, şirketin kuruluşu, tesisin yapılışı, faaliyete geçişi aşamasında hiçbir risk almadığını, bütün işlerin davalılar tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inançlı işlemin, “başkasına bir hak devreden tarafın (inanan), bir hakkı devralan tarafa (inanılana), taraflarca güdülen amaç sona erince veya gerçekleşince, inanana ya da üçüncü bir kişiye söz konusu hakkı devretme taahhüdü” olarak tanımlandığı, somut olayda, davacının yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı olması ve Türkiye'de yatırım yapmak istemesi nedeniyle 23.12.2013 tarihinde kurulan limited şirkette davacıya ait olarak gözüken %70'lik hissenin inançlı işlem olarak emaneten eşinin erkek kardeşi olan davalı ...'ye verildiği, bu hissenin davacıya ait olduğunu iddia ettiği, bu durumda davacının inançlı işlem hukuksal nedenine dayandığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1132 Esas, 2021/301 Karar sayılı ilamı), 05.02.1947 gün ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, inançlı işlemin ancak yazılı delille kanıtlanabildiği, öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 202. maddesinde "Senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir." denilerek delil başlangıcının düzenlendiği, davada dayanılan inançlı işlem iddiasını muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen davalı ... tarafından imzalanmış ve imzası inkar edilmemiş yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunduğu, bahsi geçen belgenin HMK'nın 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı oluşturacak ve davalıdan sadır belge niteliğinde olduğu, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/14-394 E., 2010/395 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında belgenin yazılı olmasından başkaca bir şart aranmadığı dolayısı ile inanç sözleşmesinin düzenleme tarihinin işlem tarihinden önce veya sonra olmasının sonuca etkili olmayacağı ve hakkın elde edilmesini kısıtlamayacağı", bu haliyle davacının dayandığı belgenin dava konusu şirketin tescil edildiği tarihten önce veya sonra düzenlenmesinin bir önemi olmadığı, açıklanan tüm bu sebeplerle yeminleri tahtında gerek huzurda gerekse de talimat mahkemeleri aracılığıyla dinlenilen tanık beyanlarına itibar edildiği, davacı ve davalı ... arasında düzenlenen belgenin inançlı işlem niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı ve aynı zamanda taraflar arasındaki belgenin bu haliyle bir borç doğurucu sözleşme niteliğinde olduğu, davalı ...'nin inanç sözleşmesi gereği kendisine ait gözüken %70 oranındaki hisseyi davacıya iade etmesi gerektiği, ancak diğer davalı yönünden yapılan değerlendirmede ise dava konusu inançlı işleme dayanak belgede davalı ...'nin imzasının bulunmadığının görüldüğü gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı şirket yönünden kabulü ile; ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nde asıl dosya davalısı ... ... ait olan şirket hissesinin %70 oranında iptali ile toplam hissenin %70 oranındaki kısmının davacı adına olduğunun tespiti ve tesciline, asıl dosya davalısı ... yönünden açılan davanın reddine, asıl dosyadaki terditli talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, şirketin kuruluş aşamasında vedia olarak davalı şahıslara bırakılan %70 hissenin davacı adına tescili istemine ilişkin olup, bunun mümkün olmaması halinde şirkete ortaklık için davalılara ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı ... Gıda Hayvan Petrol Tarım Ürünleri Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ayrı ayrı yükletilmesine, 11.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.