11. Hukuk Dairesi 2024/2401 E. , 2025/829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/35 Esas, 2024/424 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/394 E., 2020/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli “X şekil”, “X ...”, “...”, “X ...”, “... ... şekil” markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının “... + ŞEKİL” markasının 25. sınıfta tescil edildiğini, anılan markanın tescilinin davacının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile koruma altına alınan haklarına aykırılık taşıdığını, ayakkabı sektöründe “x” harfinin davacıyla özdeşleştiğini, bir ürün üzerinde bu harf görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla ilk olarak müvekkilinin geldiğini, davalının ürünlerinde ve markasında kullandığı “X” harfinin davacının “X” logosuna birebir benzediğini, X harfi ile ilgili yüzlerce farklı kombinasyonla tasarım yapılabilecekken davacının markasına birebir benzeyen bir X harfinin kullanılmasının müvekkilin tanınırlığından faydalanma kastını açıkça ortaya koyduğunu ileri sürerek davalıya ait 2019/31291 sayı ile tescilli “SCOR X + ŞEKİL” markasının hükümsüzlüğünü, tecavüzün önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılında “...” markasıyla ayakkabı sektöründe faaliyete başladığını, 2018 yılında ise ikinci marka olarak “...” markasıyla üretime devam ettiğini, davacının tescilli markalarında “x” harfinin diğer harflerle birlikte yazıldığını ya da “x” harfinin tek başına kullanıldığını, davacının markasındaki “x” harfinin kalın ve çerçeveli bir yazım ile çizildiğini, “...” markasının ise çok farklı karakterlerle yazıldığını, marka içindeki “x” harfinin değil üst kısımdaki bumerang şekli ile alt kısımdaki kuşak şeklinin belirginleştiğini, bu haliyle davacının markasıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markaları ile davalı markası bütün olarak incelendiğinde görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik taşımadıkları, karıştırma, ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin ve iltibasın oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2019/31291 sayılı “...” ibareli marka kapsamındaki “25.sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler” ile davacının tescilli markalarının kapsamındaki emtianın aynı/ aynı tür olduğu, taraf markalarının esas unsurlarını “X” harfinin teşkil ettiği, her iki taraf markasında da “X” ibaresinin ön plana çıkarıldığı, görsel farklılığın markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı, davacının sektördeki tanınmışlığı dikkate alındığında, taraf markalarını aynı anda ya da farklı zamanlarda gören ortalama tüketicilerin, bu markaların ilişkili markalar olduğunu düşüneceği, markaların farklı olduğunu anlasa dahi aynı şirkete ait seri markalar arasında yer aldığını, davalı markasının davacı markasının bir türevi yahut alt/yan markası olduğunu düşünmesinin de bağlantı kurma ihtimalini ortaya çıkaracağı, markanın başlangıcını oluşturan ibarelerin iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yetmediği, ayakkabı görselindeki “...” markası kullanımının davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına 2019/31291 sayı ile tescilli “...” ibareli şekil markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının ayakkabı ürünleri üzerinde “...” markası kullanımının davacının tescilli markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine ve önlenmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 2019/31291 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün önlenmesi taleplerine ilişkindir. 2. Değerlendirme Yapılan inceleme sonucunda; somut olaya konu tescilli davalı markasının, davacının tescilli markalarından farklı bir kompozisyon, anlam ve içerikte olduğu, bir bütün olarak farklı okunduğu, görsel ve anlam itibariyle de taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasının aldığı ek unsurlar ile farklı bir marka algısı yarattığı, dolayısıyla markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin oluşmayacağı, bu nedenle davalı markası açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında iltibasa dayalı olarak hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; aynı minvalde davalı marka kullanımı ile davacı markası arasında aynı Kanun'un 29 ve 7. maddelerinde marka hakkına tecavüz için aranan benzer kullanım şartının sağlanmadığı, dolayısıyla davalı eyleminin SMK uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince bu yönde karar verilmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince taraf marka ve kullanımları arasında hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz hukuki sebeplerinin varlığından bahisle davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ��şlem başarıyla gerçekleştirildi! fd42b9a46f0ef29e 7bd346d8c849f8ec