Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2501 E., 2025/1075 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2501 E., 2025/1075 K. (19.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2501
Karar No
2025/1075
Karar Tarihi
19.02.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2501 E. , 2025/1075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/785 Esas, 2024/165 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/646 E., 2020/658 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların "Hızın Yeni Adı ... 4.5G ..." başlıklı bir reklamı görsel ve işitsel mecralarda dolaşıma soktuğunu, dava konusu reklamda tanıtılan ve sunulmaya başladığını ileri sürülen ve yeni bir teknoloji olarak lanse edilen hizmetin (...), 4.5G teknolojisi ile en ufak bir ilgisi bulunmadığı halde lanse edilen hizmetin yeni bir teknoloji sayesinde 4.5G hızının 3 kat daha fazlasına erişilebilme imkanı sağladığının ve bunun da sadece .../Avea tarafından sunulduğunun iddia edildiğini, reklamda bahsi geçen hızlara (4.5G'nin 3 katına) erişimin davalıların iddia ettiği gibi yeni bir teknoloji sayesinde değil, sabit internet şebekesinin wifi hızının mobil internet hızı ile birleşmesi ile mümkün olabildiğini, bu hizmetin "..." ya da "4.5G" adını taşımadığını, "..." adı altmda herhangi bir teknoloji bulunmadığını, müvekkil şirketinin mevcut 4.5G bant genişliği ile "450 Mbps" hızında 4.5 G erişim hizmeti verebilmekte iken davalıların sahip olduğu bantlar ve ... 4.50 hizmeti ile dahi "1350 Mbps" hıza ulaşamayacağını, "En yüksek 4.5G hızından 3 kat daha hızlı" söyleminin teknik olarak gerçekleşemeyeceğini, yanlış ve aboneleri yanıltıcı bir söylem olduğunu, davalıların hem sunmadıkları hem de tüketicilerin belli koşullar bir araya gelmeden yararlanmalarının mümkün olmadığı bir hizmetin yeni ve sadece kendileri tarafından hali hazırda sunulan bir "teknoloji" olarak tanıtımını yaparak tüketicileri yanılttığını, aynı zamanda müvekkil şirketin dünyanın en hızlı teknolojisini sunduğuna dair reklamlara atıf yapmak suretiyle en hızlı 4.5G'den 3 kat daha hızlı diyerek müvekkil şirketi kötülediğini, reklam filmiyle davalıların sanki Bilgi Teknolojileri Kurumu tarafından ihale edilmiş ve öncelik hakkı alınmış bir teknolojiye (... teknolojisi) geçilmiş gibi lanse ettiğini, rakiplerinin önünde, onlara göre daha avantajlı bir teknoloji sunacağı iddiasıyla daha nitelikli bir 4.5G hizmeti sunacağı algısı yarattığını, bu hizmetin mobil internet hizmeti gibi sunulduğu reklam filminde yer alan ifadelerin tüketicileri yanılttığını, wifi teknolojisi gerçek anlamda açık ve geniş alanlarda bir mobilite sunamadığından ... 4.5G hizmetinin mobil olarak kullanılabilecek bir teknoloji olmadığını, fiber internet hizmetinin günümüz teknolojisiyle sadece ev ve işyeri gibi alanlara sabit geniş bant üzerinden sunulabildiğini, dava konusu reklamda sunulduğu iddia edilen ... 4.5G hizmetinde kullanılan wifi bandı lisanssız bir spektrum olup herkesin kullanımına açık olduğunu, wifi den verilecek hızın ortamdaki diğer operatörlerin ve tüketicilerin wifi erişim noktalarına, buradaki kullanıcı sayısına ve kullanımına göre değişim göstereceğini, hizmet sunanların tüketicileri bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayrıca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda yer verilen ticari reklam ilkelerini ve Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelikte yer alan ilkeleri de ihlal ettiğini, dava konusu reklamın yayımına devam edilmesi hatta yayımlanma ihtimali dahi müvekkil şirketi maddi zarara uğratacağı gibi müvekkil şirketin ticari itibarım da telafi edilemeyecek surette zedelemeye devam ettiğini ileri sürerek davalıların haksız rekabete neden olduğunun tespitini, haksız rekabetin men'ini, şirketin uğradığı manevi zararın tazmini için reklamın ilk yayımlanma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 100.000,00 TL tutarındaki tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ... 4.5G teknolojisinin ... Telekom ile müvekkili arasında imzalanan işbirliği anlaşması kapsamında basına duyurulduğunu, bu teknolojinin 4.5G ile birlikte 01.04.2016 tarihinden itibaren Türkiye'de müvekkilleri tarafından müşterilerine sunulabildiğini, müvekkillerinin 4.5G mobil internet hızını bir başka teknolojiyle destekleyerek söz konusu tarih itibariyle müşterilerine 81 ilde 150'den fazla noktada "... 4.5 Teknolojisi" ile 4.5G internet hızından üç kat daha hızlı internet hizmeti sunduğunu, müvekkillerinin ... 4.5G teknolojisiyle ilgili bağımsız bir test kuruluşuna yaptırdığı ölçümün raporunda cep telefonunda 23 kez 1.025 gbps internet hızının deneyimlendiğini, bu rapora göre "En Hızlı 4.5G'den Üç Kat Daha Hızlı" ifadesinin kullanılabileceğini, bu bilgilere reklamda yer verilmesinin davacı aleyhine haksız rekabete neden olmayacağını, reklamda yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere kötüleyici bir yan bulunmadığını, bahse konu reklamda tanıtılan teknolojiye ait detayların altyazıda "www.turktelekom.com.tr"de yer aldığının vurgulandığını, söz konusu internet adresinde ise uyumlu cihazların listesine yer verildiğini, davacının tüketicilerin yeteri kadar bilgilendirilmediği yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davaya konu reklamla ilgili Reklam Özdenetim Kurulu'nun müvekkili lehine karar verildiğini, reklamda ... Telekomünikasyon A.Ş.'nin Türkiye'nin 81 ilinde mevcut 214.395 kilometrelik yaygın bir fiber altyapısının bulunduğunun vurgulandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketlerin sabit internet şebekesi ile wifi hızını mobil internet hızı ile birleştirerek rakiplerine göre daha hızlı bir internet hizmeti sunduğuna dair, bu farkı önplana çıkaracak şekilde reklam yapmasının ve bu özelliklerin ... Teknolojisi veya ... 4,5G şeklinde tanıtılmasının haksız rekabet oluşturmadığını, "en hızlı 4,5G'den 3 kat daha hızlı" internet hizmeti sunma iddiasının ve ana vaadinin usulünce ispatlanamadığı, üç kat hızlı internet iddiasının yalnızca veri indirme hızı yönünden bilimsel rapora dayanmasına rağmen, reklamda ifade edilen 3 kat hızlı internet seviyesine ulaşılamadığından, söz konusu reklamın gerçek dışı veya yanıltıcı nitelik taşıdığı, yine dava konusu reklamın, internet hızı mukayesesi yönünden karşılaştırmalı reklam niteliğinde olduğu, reklamın ana vaadinin, yanıltıcı ve yeterince ispatlanamamış olması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesi ve Ticaret Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği 8 vd. maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğu, bu haliyle davacı şirketin 3 kat daha yavaş internet hizmeti sunan telekominikasyon şirketlerinden olduğu algısı yaratılması nedeniyle, uyuşmazlık konusu reklam filminin, yayımlandığı mecralar ile ulaştığı müşteri kitlesinin büyüklüğü gözetilerek, söz konusu reklamlar nedeniyle davacı şirketin uğradığı itibar kaybına karşılık manevi zararının tazmini gerektiği, ancak davacı tarafça ilk reklam yayım tarihinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı tarafça yayımlatılan "Hızın Yeni Adı ... 4.5G ..." başlıklı reklamın, haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın reklam yoluyla iddia ettiği hıza ulaşım için üç unsurun bir arada bulunması gerektiği, bunun 81 ile yayılmış olsa da kısıtlı olduğu, kaldı ki ulaşılan hali ile dahi vaat edilen üç kat hız sınırına ulaşılamadığı, bu nedenle davalı reklamlarının yanıltıcı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, aldatıcı reklam sebebiyle açılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, gerekçeli kararın ilanı ve manevi tazminata ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 25.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı