11. Hukuk Dairesi 2024/2454 E. , 2025/1217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/735 Esas, 2024/413 Karar HÜKÜM :Esastan ret; davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/223 E., 2022/572 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ortaklarının 2005 yılında ... Motor A.Ş.'yi kurduklarını, davacının 2013/24153 sayılı ... ... MOTOR A.Ş. ve 2013/24161 sayılı ... MOTOR A.Ş. ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescil edilmek üzere başvuru konusu yapılan 2019/44236 sayılı ... MOTOR ibareli markanın yayınına davacı tarafından itiraz edildiğini, ancak itirazlarının 2012/112055 sayılı, ... ibareli, 7. sınıfta davalı adına tescilli bulunan marka sebebiyle nihai olarak reddedildiğini, halbuki davalının itiraza mesnet ettiği bu markayı etkin ve ciddi şekilde kullanmadığını ileri sürerek 2012/112055 sayılı, ... ibareli markanın kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile kullanılmadığı tespit edilen tüm mallar yönünden iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9. maddesine göre 5 yıllık sürenin dolmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca 2019 yılı Kasım ayında motor prototipi üzerine üniversite ile çalışmalara başlandığını, bu kapsamda bu çalışmanın dava konusu iptali talep edilen marka üzerinden yürütülmesine karar verildiğini, ancak araya salgın döneminin girdiğini, daha sonra yasal engeller geliştiğini, bu sürecin 10 yıllık zorlu bir süreç olduğunu, buna ilişkin dergide röportaj verdiklerini, üniversite öğrenci topluluğu kurulduğunu, yine sosyal medya hesabında çalışmalar yapıldığını, bu sosyal medya hesabının yönetiminin, 2020 yılı Mart ayı sonrası üniversite topluluğu tarafından devam ettirildiğini, amaçlarının yasal mevzuat çerçevesinde belirtilen nitelikte bir motor protitipi geliştirmek ve piyasaya arz etmek olduğunu, salgın nedeniyle 2020 yılı Mart ayında ara verdikleri çalışmalarına 2020 yılı Ekim ayında kaldığı yerden devam ettiklerini, markayı etkin ve ciddi biçimde kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi olan 27.07.2020'den geriye doğru dikkate alınacak 5 yıllık dönemin başlangıcının 23.07.2015 tarihi olduğu, davalının 2019 yılı itibariyle üzerinde çalışmaya başladıkları motor prototipine ilişkin bilgiler sunduğu, Türk Patent Kullanımın İspatı Kılavuzu'nun 13. sayfasında “Tescilli markanın devir alınması durumunda, devredenin devirden önceki ve kullanımın ispatlanması talep edilen 5 yıllık süre içerisindeki kullanımları da kullanım olarak kabul edilecektir. Bununla birlikte devir işlemi, devredenin önceki kullanımının olmadığı durumlarda devralan açısından kullanımın ispatından kaçınmak için haklı sebep oluşturmayacaktır.” dendiği, sonuç olarak davalı açıklamalarının dava konusu markanın, marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı adına kayıtlı olan 2012/112055 sayılı markanın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına kayıtlı olan 2012/112055 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davacı, davalı adına kayıtlı olan 2012/112055 sayılı, "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptalini talep etmiş; davalı ise dava konusu markanın "motor" emtiasında adına tescil edildiğini, ancak motor geliştirme çalışmalarının uzun yıllardır devam eden bir süreç olduğunu, motor geliştirme tamamlandığında üretime geçilerek dava konusu markanın kullanımının mümkün hale geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Bu durumda uyuşmazlık, davalının motor yapma çalışmalarının SMK'nın 9/1. hükmü kapsamında markanın kullanılmamasında "haklı bir sebep" olarak sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır. SMK'nın 9/1. maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde “haklı bir sebep olmadan” tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği düzenlemiştir. Kanun metninde haklı sebeplerin neler olduğu açıklanmamıştır. Haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için her somut olayın özelliğine göre mahkemelerce takdir edilecektir. Anılan maddenin gerekçesinde haklı neden, maddede belirtilen sürede markanın kullanılmasını imkansız kılan hukuki ve fiili engeller olduğu ve bu nedenlerin marka sahibinin kusurlu davranışından kaynaklanmaması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, davalı, motor geliştirme sürecinin uzun ve zorlu bir süreç olmasını markanın etkin ve ciddi şekilde kullanılmamasında haklı bir sebep olarak ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının ileri sürdüğü bu haklı sebebe yönelik dayandığı deliller toplatılarak, üniversitelerin motorlu araçlar bölümünde, konusunda uzman teknik bir heyet ile yerinde inceleme yapılarak, davalının inşa ettiklerini bildirdiği test laboratuvarının olup olmadığı, motor geliştirme çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, yapılıyorsa hangi aşamaların kaydedildiği ve çalışmaların son durumu ile ne kadar sürede tamamlanabileceği hususlarının alınacak bir rapor ile tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespitler ışığında davalının iddia ettiği "motor geliştirme süreci"nin SMK'nın 9/1 hükmü anlamında, markanın tescilli olduğu 7. sınıfta bulunan mal ve hizmetlerde kullanılmamasında, haklı bir sebep sayılıp sayılmayacağı, haklı sebep sayılıyorsa hangi mal-hizmet sınıflarında haklı sebep sayılacağı hususları göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4ca2070b16646656 80d5f81a1351c345