11. Hukuk Dairesi 2024/2446 E. , 2025/760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2182 Esas, 2024/399 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/771 E., 2023/615 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının ise sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun gönderilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; hesap kat ihtarnamelerinin 12-13.01.2022 tarihlerinde tebliğ edildiğini, 7 gün süre verildiğini, ancak 17.01.2022 tarihinde 7 günlük süre dolmadan icra takibi başlatıldığını, bu yüzden takibe konu alacağın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğini, hesabın kat edildiği tarihte, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68/B maddesinde belirtildiği üzere bahsi geçen hesap özetleri ve dönem borçlarının noter yoluyla tebliğ edilmediğini, hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, temerrüt faizinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu takibin, hesap kat ihtarı ile tanınan 7 (yedi) günlük süre dolmadan önce başlatıldığı, hesabın kat edilmesinin muaccel hale gelen borç yönünden temerrüt şartlarının oluşturulması yanında borcun ödenmesi için süre tanınmak suretiyle borcun ödenmesinin ertelenmesi niteliğinin de bulunduğu, hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan icra takibine başlanılmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, hesap kat ihtarı ile süre verilmesinin sonuca etkili olmayacağının düşünülmesi halinde ise hesabın kat edilmesine gerek kalmaksızın icra takibine başlanılmak suretiyle temerrüt şartlarının oluşmasının sağlanabileceği, bu hali ile hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan takibe başlanılması nedeniyle davaya dayanak takip tarihleri itibari ile muaccel hale gelmiş istenilebilir bir borç bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.02.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından gönderilen ihtarname ile davalılara süre verilmesi nedeniyle muacceliyetin ertelendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hesabın kat edilmesiyle alacak muaccel olur. O nedenle takibe geçilmesi için hesabın kat edilmesi yeterlidir. İhtar ve ihbarın tebliği temerrüt faizinin hesabında dikkate alınması gerekli bir husustur. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama görüşüne muhalifiz. (Yargıtay 19. H.D 13.02.2014 tarih, 2013/18783 E., 2014/2861 K., 28.02.2017 tarih, 2016/13881 E., 2017/1590 K.) (Yargıtay H.G.K 24.05.2017 tarih 2017/19-815 E., 2017/1007 K.). SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 01a0e837e7db7cfc ea7aa064c4b956a6