Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2307 E., 2025/612 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2307 E., 2025/612 K. (06.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2307
Karar No
2025/612
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2307 E. , 2025/612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1187 Esas, 2024/280 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/447 E., 2023/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 520.000,00 TL bedelli çeki tahsil etmek istemesi üzerine müvekkilinin çek defterinin kaybolduğunu fark ettiğini, çekteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, davalının müvekkilinin eski firması çalışanı olduğunu, davalı ile aralarında borç ilişkisi doğuracak ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin eski şirketinde taşımacı olarak çalışan davalıya 520.000,00 TL gibi yüklü bir miktarda borcunun olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu çekin davalı tarafından hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğini ileri sürülerek takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eski işyerini devraldığını, aralarında hukuki ilişki bulunduğunu, davalıdan alacağı dairenin bedeli olarak peyderpey elden 520.000,00 TL davalıya ödemede bulunduğunu, bu alışverişin teminatı olarak davaya konu çekin davacı tarafından davalıya verildiğini, taraflar arasında daire satışı konusunda anlaşmanın belgesi ve teminatı mezkur çek olduğunu, çekteki imza davacının el ürünü olduğunu, çekin davacıya ait olduğunu, kendi rızası ile açıklanan alışveriş için davalıya verildiğini, fakat aradan geçen sürede davacının konut fiyatlarının yükselmesini bahane ederek davalıdan aldığı paranın karşılığı olan daireyi davacıya vermediğini, elden aldığı parayı da inkar ettiğini savunarak davanın reddi ile davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedinin kural olarak borç ikrarını içeren senet olduğu, kambiyo senedinin rızası dışında elinden çıktığı ve bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçluda bulunduğu, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/9312 soruşturma sayılı dosyada alınan Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı 25.05.2022 tarihli raporunda, davacının, dava konusu çekteki imzaya itiraz içeren davalı aleyhine açmış olduğu Tokat İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/5 E. sayılı dosyasında alınan 24.10.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ayrıca taraflar arasında düzenlenen işyeri devri ve kira sözleşmesi, nakliye araçlarının kiralanması, satışı, rehin verilmesine dair sözleşmelerin taraflar arasında borç doğuran hukuki ilişki bulunduğunu gösterdiği, davacının iddialarını destekler herhangi bir yazılı delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f10fa9843705f6cb 43d1d049719e67a2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı