11. Hukuk Dairesi 2024/1747 E. , 2025/604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2408 Esas, 2024/75 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/774 E., 2020/165 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; teminat senedi olarak verilen ancak davalı tarafın icra takibine konu ettiği senedin herhangi bir borç ilişkisinden kaynaklı olmadığını, aksi yönündeki iddiaların davalı tarafça ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin takipten veya takibin dayanağı sözleşmeden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili yönünden icra takibinin iptaline, davalı kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin kıymetli evrak hukukuna göre gerekli unsurları taşımakla geçerli bir senet olduğunu, teminat senedi olduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dava dilekçesinde yer verilen ispat kuralının olayda uygulanma imkânı olmadığını, davacının müvekkilini yıllarca oyalayarak borcunu ödemediğini, kötüniyetli bu tutumunu halen sürdürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu bononun içeriğinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir şerh bulunmadığı gibi davacı tarafça bu hususu ispata yarar herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, her ne kadar davacı tarafça Burgaz Ada Otel Projesi nedeni ile davalının kendisine ödediği bedelin teminatı olarak bu senedi verdiği ileri sürülmüş ise de, sözkonusu senedin davalının davacıya borç olarak vermiş olduğu bedelin karşılığı olarak alındığı ve senedin nakten düzenlendiği anlaşıldığından davalının herhangi bir belgede ortak iş yapacağına dair herhangi bir delil sunulmadığı, bono karşısında buna eşdeğer bir yazılı delil sunulmadığından davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacının davalıya bu konuda yemin delilini yöneltmek istediğini belirttiği, bunun üzerine 20.02.2020 tarihinde davalı söz konusu senetten dolayı alacaklı olduğunu, otel projesi için bir para vermediğini, borç verdiği para nedeni ile bu senedi aldığını ve icra takibi yaptığını açıklamış bulunduğundan davacının borçlu olmadığına yönelik iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava ve takip konusu senedin, davalının ''Burgazada Otel Projesinde'' yer almak istemesi nedeniyle ödediği bedelin teminatı olarak düzenlendiğini ve açıklama kısmında ''BURGAZADA YATIRIM BEDELİ- ... " yazan banka dekontlarının bu durumun ispatı sayılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, teminat iddiasının yazılı delillerle ispatı gerektiği, dava konusu senet üzerinde bir teminat kaydı bulunmadığı gibi senedin teminat olarak düzenlendiğine dair taraflar arasında yapılmış herhangi bir yazılı belge de olmadığı, dosyaya sunulan banka dekontundaki açıklama kısmında yer alan "Burgazada Yatırım Bedeli" ibaresinin senedin teminat amacıyla düzenlendiğini ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 448ed2da97f2d0dc 3797c5071f6b7ce9