Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2284 E., 2025/879 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2284 E., 2025/879 K. (13.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2284
Karar No
2025/879
Karar Tarihi
13.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2284 E. , 2025/879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1865 Esas, 2024/179 Karar vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2006/24483 sayılı ve "Provin" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Procine” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'e başvuruda bulunduğunu, 2019/88425 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa "Procine" ibareli marka başvurusunun müvekkili adına tescilli "Provin" ibareli marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığını, başvurunun aynı/benzer/ilintili mal/hizmetler bakımından tescili halinde müvekkili adına tescilli "Provin" ibareli markası ile görsel ve fonetik açıdan iltibas yaratacağını, söz konusu markanın müvekkiline ait markanın tescilli olduğu ürünler ve ilintili ürünlerde tescil edilmek istenmesinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5. ve 6. maddelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiline ait markaları akla getirdiği için de seri marka izlenimi verdiğini, tüketicilerin marka sahipleri arasında idari/ekonomik bir bağ olduğu zannına kapılabileceklerini, "Procine" markasının kötüniyetle tescile konu olduğunu ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markası ile davacıya ait markası yan yana incelendiğinde markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunun görüleceğini, davacının davalı başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olduğunu ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının düşük ayırt ediciliğe sahip olduğunu, ayırt ediciliği olmayan marka üzerinde tekel hakkı verilemeyeceğini, tüketici grubunun uzman olduğunun dikkate alınması gerektiğini, iki ürünün de ortalama tüketicisi olan halkın perakende satış yapan yerlerden veyahut da başka satış yerlerinden self servis şeklinde almasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacıya ait markanın kapsamında yer alan “Hayvan yemleri; hayvan yemleri için tıbbi amaçlı olmayan katkılar... ;” malları ile aynı/aynı tür malların davalıya ait markanın başvuru kapsamında da bulunduğu, taraf markalarının herhangi bir anlamının olmadığı, markalar arasında ” harfleri ortaksa da markaların ilk üç harfini oluşturan “PRO” ibaresinin “profesyonel” ibaresinin kısaltması ya da bir ürün/hizmetin üst modelini belirtmek için yaygın kullanıldığı, markaların dördüncü harf bakımından farklılaştığı, ayrıca diğer bir farklılık olarak davalıya ait markanın sonunda “e” harfinin de bulunduğu, belirtilen farklılıkların markaları görsel ve işitsel anlamda farklılaştırmak için yeterli olduğu, markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimalini bertaraf edeceği, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, tanınmışlığın bu durumu etkilemeyeceği, başvurunun kötüniyetle yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markalarının başında ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, taraf markalarında bu ibareyi takip eden ve ibareleri itibariyle de yeterince farklılaştığı, görsel olarak uzaklaşan markalar arasında kavramsal bir benzerliğin de bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 06f9eabd393d2226 0cc3ee520886296d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı