11. Hukuk Dairesi 2024/2160 E. , 2025/797 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1822 Esas, 2024/31 Karar HÜKÜM : Davalı ... yönünden davanın kabulü, diğer davalı yönünden davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/91 E., 2021/310 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1980 yılından bu yana havlu, bornoz gibi kumaş ürünlerinde, dokuma ve örme alanlarında faaliyet gösterdiğini, 2014 yılından berimarkasını tescilli olarak kullandığını, müvekkilinin 2019/74358 numaralı ibaresinin 24, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescil başvurusunun, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararı ile re'sen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1 (b) ve (c) bentleri uyarınca 24 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin başvuru markası ile davalı şirketin "KOTON" ibareli markaları birbirine benzemediği gibi karıştırma ihtimalinin de bulunmadığını, müvekkili markasının bileşke bir marka olarak ayırt edici olduğunu, tüketici üzerinde davalı şirket markalarından farklı bir izlenim bıraktığını, müvekkili markasının özgün bir niteliğinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın markasının 2014 yılından beri kullanıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin “Koton” markalarının tanınmış marka olduğunu, sektöründe elde ettiği tanınmışlık sayesinde gibi ibarelerin doğrudan müvekkili şirket ile bağdaştırıldığını, davacının da gibi bir marka içerisinde “coton” ibaresini kullanmasının iltibasa yol açacağını, ortalama tüketici nezdinde tescil başvurusunda bulunulan markanın müvekkili şirkete ait seri bir marka olduğu veyahut müvekkili şirketin alt markası olarak değerlendirilebileceğini, müvekkili markalarının “Koton” asli unsuru etrafında oluşturulmuş seri markalardan meydana geldiğini, "cotton" ibareli markaların müvekkili markaları ile iltibas oluşturduğuna dair mahkeme kararları bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvurunun elips şeklinde mutat bir logonun içerisine stilize yazım biçimi ile yerleştirilmiş ve “a soft touch” şeklinde üç gruba ayrılabilecek sözcük unsurlarından ve bir pamuk çiçeği görselinden oluştuğu, “coton” kelimesinin İngilizce’den de dilimize “koton” olarak geçen ve “pamuktan yapılmış bir tür kumaş” için kullanılan bir ibare olduğu, İngilizce kökenli “delux” ibaresinin ise “en yüksek standardın ifadesi, lüks, şatafatlı” gibi anlamlara geldiği, markada yer alan “a soft touch” ibaresinin ise slogan mahiyetinde “yumuşak bir dokunuş” anlamını içerdiği, şeklindeki kelimeler, “şatafatlı, gösterişli, lüks koton kumaş” gibi bir anlamı tüketiciye verebilir ise de tüketicinin bu şekildeki bir kombinasyonu taşıyan marka ile karşı karşıya kaldığında, markayı meydana getiren kelimelerin bağımsız anlamlarını değil, markayı oluşturan bütünün yarattığı algıyı öncelikli olarak zihninde algılayacağı, SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmeler açısından, tüketicinin, karşı karşıya kaldığı ibarenin kavramsal karşılığı ile işaretin kullanılacağı mal veya hizmet arasında derhal ve tereddütsüz edineceği bir algıya sahip olması gerektiği, bu algının dolaylı yollardan edinimi halinde artık söz konusu mutlak ret nedenleri kapsamında değerlendirilebilir bir işaretten bahsedilemeyeceği, kaldı ki dava konusu markada ayrıca “a soft touch” şeklinde güçlü olmamakla birlikte ayırt ediciliği bulunan sair sözcük unsurlarının da yer aldığı, her ne kadar anılan ibareler tali nitelikte yazılmış iseler de markanın bütünsel algısında yeri oldukları, ortalama bir tüketicinin dava konusu markayı tüm unsurları ile birlikte ve bir bütün olarak algılayacağı, bu şekildeki bir şekil+sözcük markasının SMK'nın 5/1 (b) ve (c) hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, sayılı kısmi red kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ortalama tüketici/yararlanıcıların davaya konu başvuruyu reddedilen sınıflarda da tüm unsurları ile birlikte ve bir bütün olarak algılayacağı, SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddesi kapsamındaki tescil engellerinin bulunmadığı, davacınınibareli marka başvurusun 24, 25 ve 35. sınıf hizmetler marka olarak tescili için marka başvurusu yaptığı ve başvurunun yayımı sonrası davalı şirketin asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesince davalı şirketin itirazı kısmen haklı görülerek başvurusunun kapsamından 25. sınıf mallar, 35. sınıf kapsamındaki 1-4. alt sınıftaki hizmetler ile 35/05. alt sınıfta 16 ve 25. sınıftaki malların perakendeciği hizmetlerinin çıkartıldığı, bu karar davalı şirketin itirazı üzerine YİDK tarafından davalı şirketin itirazı dışında kalan mallar açısından iltibas tehlikesi bulunmadığından bahisle reddedilmiş ise de, mutlak ret nedenleri tespit edilerek başvurunun, kapsamındaki 24. sınıftaki bir kısım mallar ile 35. sınıftaki bir kısım malların perakendeciliği hizmetleri yönünden ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcılık içerdiği gerekçesiyle SMK'nın 5/1 (b) ve (c) hükümleri uyarınca resen reddedildiği, eldeki davanın ise, Markalar Dairesinin başvurunun kısmen reddine yönelik kararına itiraz edilmemiş olması nedeniyle, YİDK tarafından resen verilen kısmi ret kararının iptali talebiyle açıldığı, davacının davalı Kurumun davalı şirketin itirazı kapsamında değil, resen verdiği kararın iptali talebiyle açılan davada davalı şirkete husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı şirket vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 11.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97a033cc61d1acf9 3e5cc439145d52df