11. Hukuk Dairesi 2024/1769 E. , 2025/280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/621 Esas, 2024/114 Karar KARAR :Esastan ret Birleşen Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/586 E. Sayılı Dosyasında; KARAR :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/560 E., 2021/274 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkil şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2014/05010-13 kod ve sıra numarasıyla 32-00 Locarno sınıfında 08.07.2014 tarihinden bu yana tescilli (ŞEKİL"seramiklerde desen") görselini haiz, müvekkili tarafından bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici hale getirilmiş tasarımlarına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı kullanımlarının tespit edildiğini, davalıya ait sitesinde yayınlanan seramik tasarımlarını kullanma hakkının müvekkiline ait olduğunu, davalının Instagram uygulamasında kendisine ait hesap üzerinden http://mcmseramik.com/ internet sitesinde yer alan görsel ile müvekkil firmanın endüstriyel tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eder nitelikte paylaşımlarda bulunduğunu, müvekkilinin tasarımları ile kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer seramik ile tüketiciye ürün ve hizmet sunduğunu ileri sürerek, tasarıma tecavüzünün tespitine, men'ine, ref'ine; haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, men'ine, ref'ine, davalıya ait internet sitesindeki hukuka aykırı içeriğin yayından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, davalı adına tescilli 2014/05010-13 numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, tasarımın başvuru tarihi olan 08.07.2014'den önce üçüncü kişilerce kamuya sunulduğunu ileri sürerek 2014/5010-13 sayılı davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacı adına tescili 2014/5010-13 sayılı tasarım ile müvekkiline ait tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin farklı olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun (SMK) 56/5. maddesi uyarınca müvekkili tasarımının ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, müvekkilinin kendi adına tescilli markası ile uzun yıllardır seramik sektöründe faaliyet gösterdiğini, bir an için iki tasarımın genel izleniminde belirgin farklılık olmadığı düşünülse dahi davacının tescilli tasarımının yenilik ve ayırt edici nitelik olarak belirtilen koruma şartlarını haiz olmadığını, zira davacı adına 08.07.2014 tarihinden bu yana tescille korunan tasarımın başvuru tarihinden önce aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin üçüncü kişilerce kamuya sunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde, müvekkilinin seramik sektöründe öncü ve tanınmış olduğunu, yenilik kırıcı olarak sunulan görsellerin müvekkilinin tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılmasının mümkün olmadığını, yayın tarihleri kesin olarak saptanamayan internet sitesi görüntülerinin hükümsüzlük için delil olamayacağını, hükümsüzlük için ayniyet derecesinde benzerlik bulunması gerektiğini, ancak delil olarak sunulan tasarımların müvekkilinin tasarımı ile ayniyet derecesinde benzer olmadığını, hatta aralarında hiçbir benzerlik bulunmadığını, tasarımlar bakımından yapılacak incelemede dikkate alınacak kitlenin bilgilenmiş kullanıcı olduğunu, asgari dikkat düzeyine sahip kullanıcının tasarımlar arasındaki farkları ayırt edebileceğini, hükümsüzlük incelenmesinde SMK'nın 56/6. maddesi uyarınca tasarımcının seçenek özgürlüğünün de dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çoklu tasarım başvurusunun davacı adına 08.07.2014 tarihinde ve aynı gün tescil edildiği, belgenin 09.07.2019 tarihinde 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 numaralı desen tasarımları bakımından kısmen yenilerek, koruma süresinin 5 yıl uzatıldığı, asıl davada davacının tasarıma tecavüz taleplerinin dayanağı olan 2014/05010-13 no.lu çoklu tasarım belgesinin güncel koruma süresi içerisinde olduğu, bilirkişi raporunda, davacının 08.07.2014 tarihinde başvurusu gerçekleştirilen tasarımına konu desenin, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer algılanacak şekilde, 08.07.2014 tarihi öncesinde, 2010 ve 2011 yıllarında bir Facebook hesabında ve https://www.behance.net/gallery/1032681/Stefanos-Fine-Food-Factory-(Oyster-bar) linkinde kullanıldığının tespit edildiği, SMK’nın 56. maddesi uyarınca, 2014/05010-13 no.lu desen tasarımının tescil tarihi itibarı ile yeni ve ayırt edici olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, bu tespitlere göre SMK'nın 55, 56, 57, 58, 77 ve 79. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğe yönelik birleşen davanın kabulü gerektiği, hükümsüzlüğün sonuçlarını baştan doğurması sebebiyle de asıl davadaki tasarıma tecavüz ve haksız rekabet iddialarının dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı/birleşen davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya ayrılık bulunması gerekçesiyle asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı/birleşen davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i; birleşen dava ise asıl davaya konu tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı/birleşen davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.01.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9972df11e3b50796 c615c358cd725adf