11. Hukuk Dairesi 2024/1751 E. , 2025/315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2323 Esas, 2024/69 Karar HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/361 E. - 2019/428 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli "..." ibareli markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, "..." markalı ürünlerinin özellikle Suriye ve Ortadoğu bölgesine yoğun şekilde ithal, ülkemizde de Güneydoğu Anadolu bölgesine arz edildiğini, davalı tarafından ... ibaresinin müvekkili markalarının tescilli olduğu emtia ve hizmetlerde markasal kullanıldığını, bu suretle müvekkili tarafından yapılan maddi ve manevi yatırımlar ile nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirilen ... ibareli tanınmış markasına tecavüz ettiğini, davalı kullanımlarının kötü niyetli olduğunu, markaya tecavüzün yanında davalının davacı firma markalarını bire bir kullanmayı tercih etmesi neticesinde haksız rekabetin oluştuğunu ileri sürerek şimdilik TÜRKPATENT nezdinde tescilli markalarına vaki tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak fiillerinin bulunmadığını, davacının markasının hiç kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalıya ait www.facebook.com/... isimli internet sayfasına erişimin engellenmesine, tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen ürünlerin davalıya ait iş yerinde bulunduğu takdirde el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, sair taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının kullanımına ilişkin görsellerin ilgili internet adresinden uzun süre önce kaldırıldığı, davalının savunmasında "..." markasına ait ürünlerin 07.08.2017 tarihinde Suudi Arabistan'dan satın alındığı ve Türkiye'den transit geçiş yapılarak Suriye ülkesine gönderildiğini, onun dışında tek bir kere dahi olsa "..." markasına ait ürünlerin kendi iş yerine girmediğini iddia ettiği, davalı iddiasının aksine bir delil bulunmadığı gibi, davalının konuya ilişkin olarak 23.10.2017 tarihli faturayı ve gümrük belgelerini dosyaya sunduğu, davalı markasını içeren davalıya ait ürünlerin Türkiye'den transit geçişinin marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, kaldı ki davalının ilgili internet sitesinde ticari etki yaratacak şekilde kullanım yada satış eyleminde bulunduğunun eldeki delillere göre ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkınca tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1-a bendinde "Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak" markaya tecavüz olarak kabul edilmiştir. Aynı Kanunun 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde ise "İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimde kullanılması" hükmü yer almakta olup işaretin ticaret alanında kullanılması halinde tecavüzün önlenmesi talep edilebileceği belirtilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, sadece bir defaya mahsus olmak üzere "..." markasına ait ürünler 07.08.2017 tarihinde Suudi Arabistan'dan gelmiş ve davalıya ait işyerinde transit geçiş yapılarak Suriye ülkesine ithalatı gerçekleşmiş olduğunu, onun dışında tek bir kere dahi olsa "..." markasına ait ürünlerin müvekkili iş yerine girmediğini, müvekkilinin bir defaya mahsus olmak üzere "..." markasının kullanıldığı ürünleri sayfasında yayınladığını ve uzun süre önce bu ürünleri sayfasından kaldırdığını beyan etmiştir. Davalının bu beyanından davacıya ait markayı izinsiz şekilde internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, ticaret alanında kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine ilişkin taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eb437902c4460d8c ed05b25a6adb50e2