Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1727 E., 2025/68 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1727 E., 2025/68 K. (14.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1727
Karar No
2025/68
Karar Tarihi
14.01.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/1727 E. , 2025/68 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/75 Esas, 2023/1296 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/2150 E., 2019/418 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın davacı Şirket'in, davalı ...'in ise davalı Şirket'in ortağı ve yetkilisi olduğunu, davacı Şirket'in, zincir marketlerine mal tedariği için davalı Şirket ile uzun yıllar ticaret yaptığını, davacıların 2013 yılında davalılara artık kendilerinden mal tedariki etmeyeceklerini bildirmesi üzerine davalı gerçek kişinin, alacaklarına karşılık verilen ödeme günü gelmeyen senetlerin yerine tüm borçların bir an önce kapatılmasını ya da stoklardaki mallardan verilmesini istediğini, davacı ...'ın bu talebi kabul etmek zorunda kaldığını, davalıların davacıya ait ileri tarihli senetleri ve dava konusu teminat senedini vermesi karşılığında 457.577,43 TL tutarındaki malları faturaları ile davalı firmaya verdiğini, buna rağmen senetlerin davacılara iade edilmediğini ve dava konusu teminat senedinin haksız olarak takibe konu edildiğini, takip dosyasında gerçekleşen haciz sırasında baskı altında borcun kabul edildiğini, halbuki senedin teminat senedi olduğunu, ticari defterlerde kayıtlı olmadığını, davacıların bu senetten dolayı borcu olmadığını, takip dosyasına yatırılan 400.000,00 TL bedelin istirdadı gerektiğini ileri sürerek müvekkillerinin takipten ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline 400.000,00 TL'nin istirdadı ile davalı şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin alacağını temlik ettiğini, pasif husumet ehliyetinin olmadığını, davanın icra takip dosyasını temlik alan kişiye karşı açılması gerektiğini, davalı Selahattin Nas'ın davalı şirketin yetkilisi olduğunu, dava konusu senette hak sahibi ve icra takibinde de alacaklı olmayan ...'ın davalı gösterilmesinin hatalı olduğunu, davacının senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, kambiyo senedinin sebepten soyut olduğunu, alacaklının menfi tespit davasında senedin bağlandığı temel ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığını, senedin deftere kaydedilmemiş olmasının hükümsüz olduğu sonucunu doğurmayacağını, davacı tarafın icra takibinde borcu kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu takip dosyasında alacaklının davalı Şirket, borçluların ise davacı Şirket ile davacı ... olduğu, takip dayanağı olan senette de lehtarın davalı Şirket, borçluların ise davacılar olduğu, bu nedenle davalı ...'ın menfi tespit ve istirdat davasında pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davalı şirketin takip dosyasındaki tüm hak ve alacaklarının tamamını dava dışı İclal Tuncer'e temlik ettiği, davacı şirket tarafından temlik tarihi olan 15.05.2014 tarihine kadar icra dosyasına toplam 347.137,29 TL ödeme yapıldığı, buna göre istirdat davası yönünden, davalı Şirket'in pasif husumet ehliyeti bulunurken, menfi tespit davası yönünden icra dosyasına konu tüm alacak davalı Şirket tarafından dava tarihinden önce dava dışı İclal Tuncer'e temlik edilmesi nedeniyle davalı Şirket'in pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davacıların senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir delil ileri sürmediği, ayrıca takip dosyasında yapılan 08.03.2013 tarihli haciz tutanağında, davacı Şirket yetkilisi de olan davacı ... tarafından "borç bizim borcumuzdur... gerek kendi adıma gerekse Şirket adına açılmış olan takibin kesinleşmesine tüm itiraz ve sürelerden feragat edecek şekilde muvafakat vermekteyim." şeklinde beyanda bulunularak gerek kendi adına gerekse davacı şirket adına borcun kabul edildiği, gerekçesiyle davalı ... yönünden menfi tespit ve istirdat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı Şirket ise esastan yönünden menfi tespit davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, istirdat davasının ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça, dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddianın yazılı ve kesin delil ile ispatlanamadığı gibi takip dosyasında yapılan 08.03.2013 tarihli haciz sırasında davacı şirketin yetkilisi davacı ...'ın kendisi ve şirket adına borcu kabul ettiği, bonoların tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olduğu, davacı tarafça takip konusu bononun teminat senedi olduğunun ve bu nedenle borçlu olunmadığı iddiasının usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği, davacılar tarafından dava konusu bononun davalı şirketin ticari defterlerinde yer almadığı bu nedenle alacağının bulunmadığı iddia edilmiş ise de, senedin ticari defterlerde kayıtlı olmamasının onu hükümden düşürmeyeceği, dava konusu bonoda davalı ...'ın herhangi bir sıfatının bulunmadığı, icra takibine konu alacağın davalı şirket tarafından 15.05.2014 tarihinde dava dışı İclal Tuncer'e temlik edildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davalı Selahhiddin Nas hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin, davalı Sefa Nas Dağıtım Paz. Ltd. Şti. hakkındaki menfi tespit davasının pasif husumet yokluğundan, istirdat davasının ise esastan reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve istirdaf istemine istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 14.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4a791eb74ffa3606 20c2b78680f66985

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı