Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1715 E., 2025/1244 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1715 E., 2025/1244 K. (25.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1715
Karar No
2025/1244
Karar Tarihi
25.02.2025
Konu
Tazminat, Tapu

11. Hukuk Dairesi 2024/1715 E. , 2025/1244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2707 Esas, 2021/2108 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/122 E., 2018/201 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı şirketten alacaklarının tahsili konusunda davalı şirket ile sulh protokolü imzaladıklarını, sözkonusu protokol hükümleri uyarınca kararlaştırılan taşınmazların en geç 31.12.2015 tarihine kadar davacıya devrinin yapılacağını, devirlerin iskan ruhsatları alınmaksızın yapıldığını, şifahen iskan ruhsatlarının kısa sürede alınacağının bildirildiğini ancak esasen 31.12.2015 tarihine kadar iskan ruhsatlarının alınması gerekirken ihtar tarihine kadar alınmadığını, protokol hükmünün 9. maddesi uyarınca cezai şart öngörüldüğünü, yine iskansız olarak devredilen konutların ayıplı ifa sayılması gerektiğini ve 6098 Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 227. maddesi uyarınca tazminat talep ettiklerini beyanla fazlaya dair haklarını saklı tutarak cezai şart yönünden 10.000,00 TL, tazminat yönünden ise 10.000,00 TL’nin 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile tahsilini talep etmiş, karşı davaya cevabında; davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; protokolde belirtilen yerlerin devrinin daha önce yapıldığını, fiziki olarak ise davacının yetkilisine 15.04.2016 tarihinde yapıldığını, davacı yanın cezai şart isteminin taşınmazların teslimine hasredildiğini, bu aşamada iskan alınmadığı yönündeki itirazlarıyla cezai şart talep hakkının sakıt olduğunu, davacı yine taleplerini ayıp iddiasına dayandırdığını, bahse konu iskan eksikliğinin gizli ayıp niteliğinde olmadığını, bilinebilecek bir husus olduğunu, sulh sözleşmesinin 3. ve 6. maddelerindeki hususların karşı davalı tarafından süresinde yerine getirilmediğini, sözleşmenin 9. maddesine göre cezai şart kararlaştırıldığını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL alacağın tapu devirlerinin gerçekleştiği günden 2 gün sonrasından itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında dava dışı şirketin borçlarının tasfiyesi amacıyla protokol akdedildiğini, bu protokol hükümleri uyarınca davalı/karşı davacı şirketin kararlaştırılan tarihte taşınmazların iskan ruhsatlarının alınarak teslim etmediği, bu hali ile protokolün 5. maddesine aykırı davrandığı, aleyhine cezai şarta hükmedilmesi gerektiği, tacir olan davalı/karşı davacının cezai şartın tenkisini isteyemeyeceği, yine değer kaybına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu ile zararın belirlendiği, karşı dava yönünden ise protokol hükmünü davalı/karşı davacının ihlal etmiş olması nedeni ile lehine cezai şarta hükmedilemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 200.000,00 TL cezai şartın 10.000,00 TL’lik kısmına ve yine 34.118,00 TL maddi tazmiantın 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden, bakiye kısımlarına ise ayrı ayrı ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 15.04.2016 tarihli tutanak incelendiğinde tutanakta taşınmazların teslim alınmasına karşın her hangi bir çekince ileri sürülmediği, cezai şarta yönelik protokol hükmünün saklı tutulmadığı, taraflar arasında akdedilen protokol hükmü uyarınca davalı yan iskan ruhsatları alınmış olarak süresinde taşınmazları teslim etmemiş olduğundan borca aykırı davranmış ve cezai şart alacağı doğmuş olduğu söylenebilir ise de, TBK'nın 179/2. hükmü nazara alındığında taşınmazların kararlaştırılan tarihten sonra fiili olarak tutanak ile teslim edilmiş olmasına karşın davacı yanca cezai şart yönünden her hangi bir çekince konulmaması karşısında cezai şart talep etme imkanı kalmadığı, davalı/karşı davacının diğer yönlerdeki istinaf istemleri bakımından ise Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle davalı/karşı davacının kendi edimini süresinde ifa etmemiş olması bakımından borca aykırı davranışı nedeni ile davacı/karşı davalının edimlerini yerine getirmediğinden sözedilemeyeceği gibi cezai şart koşulunun düzenlenmiş olduğu maddede davacı/karşı davalı yönünden öngörülen 3 ve 6. madde hükümlerinin ifa edilmemiş olduğunun ispat edilememesine, maddi tazminat istemi yönünden dava dışı gerçek kişiye devredilen taşınmaz yönünden diğer taşınmazlar ile aynı hüküm ve sonuçları doğuracağının kararlaştırılmış olmasına göre asıl davada davalı karşı davada davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, cezai şarta ilişkin talebin reddine, değer kaybına ilişkin talebin kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, sulh sözleşmesinin 9. maddesine dayalı olarak cezai şart ve ayıplı teslim nedeniyle maddi tazminat, karşı dava, sulh sözleşmesine aykırı davranılması nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, asıl davada davalı vekilince temyize konu miktar 34.118,00 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığından asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacının, asıl davada davalı,karşı davada davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e74d1b8656fc35fa b30d9990106d544e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/1715 E. , 2025/1244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2707 Esas, 2021/2108 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/122 E., 2018/201 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı şirketten alacaklarının tahsili konusunda davalı şirket ile sulh protokolü imzaladıklarını, sözkonusu protokol hükümleri uyarınca kararlaştırılan taşınmazların en geç 31.12.2015 tarihine kadar davacıya devrinin yapılacağını, devirlerin iskan ruhsatları alınmaksızın yapıldığını, şifahen iskan ruhsatlarının kısa sürede alınacağının bildirildiğini ancak esasen 31.12.2015 tarihine kadar iskan ruhsatlarının alınması gerekirken ihtar tarihine kadar alınmadığını, protokol hükmünün 9. maddesi uyarınca cezai şart öngörüldüğünü, yine iskansız olarak devredilen konutların ayıplı ifa sayılması gerektiğini ve 6098 Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 227. maddesi uyarınca tazminat talep ettiklerini beyanla fazlaya dair haklarını saklı tutarak cezai şart yönünden 10.000,00 TL, tazminat yönünden ise 10.000,00 TL’nin 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile tahsilini talep etmiş, karşı davaya cevabında; davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; protokolde belirtilen yerlerin devrinin daha önce yapıldığını, fiziki olarak ise davacının yetkilisine 15.04.2016 tarihinde yapıldığını, davacı yanın cezai şart isteminin taşınmazların teslimine hasredildiğini, bu aşamada iskan alınmadığı yönündeki itirazlarıyla cezai şart talep hakkının sakıt olduğunu, davacı yine taleplerini ayıp iddiasına dayandırdığını, bahse konu iskan eksikliğinin gizli ayıp niteliğinde olmadığını, bilinebilecek bir husus olduğunu, sulh sözleşmesinin 3. ve 6. maddelerindeki hususların karşı davalı tarafından süresinde yerine getirilmediğini, sözleşmenin 9. maddesine göre cezai şart kararlaştırıldığını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL alacağın tapu devirlerinin gerçekleştiği günden 2 gün sonrasından itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında dava dışı şirketin borçlarının tasfiyesi amacıyla protokol akdedildiğini, bu protokol hükümleri uyarınca davalı/karşı davacı şirketin kararlaştırılan tarihte taşınmazların iskan ruhsatlarının alınarak teslim etmediği, bu hali ile protokolün 5. maddesine aykırı davrandığı, aleyhine cezai şarta hükmedilmesi gerektiği, tacir olan davalı/karşı davacının cezai şartın tenkisini isteyemeyeceği, yine değer kaybına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu ile zararın belirlendiği, karşı dava yönünden ise protokol hükmünü davalı/karşı davacının ihlal etmiş olması nedeni ile lehine cezai şarta hükmedilemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 200.000,00 TL cezai şartın 10.000,00 TL’lik kısmına ve yine 34.118,00 TL maddi tazmiantın 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden, bakiye kısımlarına ise ayrı ayrı ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 15.04.2016 tarihli tutanak incelendiğinde tutanakta taşınmazların teslim alınmasına karşın her hangi bir çekince ileri sürülmediği, cezai şarta yönelik protokol hükmünün saklı tutulmadığı, taraflar arasında akdedilen protokol hükmü uyarınca davalı yan iskan ruhsatları alınmış olarak süresinde taşınmazları teslim etmemiş olduğundan borca aykırı davranmış ve cezai şart alacağı doğmuş olduğu söylenebilir ise de, TBK'nın 179/2. hükmü nazara alındığında taşınmazların kararlaştırılan tarihten sonra fiili olarak tutanak ile teslim edilmiş olmasına karşın davacı yanca cezai şart yönünden her hangi bir çekince konulmaması karşısında cezai şart talep etme imkanı kalmadığı, davalı/karşı davacının diğer yönlerdeki istinaf istemleri bakımından ise Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle davalı/karşı davacının kendi edimini süresinde ifa etmemiş olması bakımından borca aykırı davranışı nedeni ile davacı/karşı davalının edimlerini yerine getirmediğinden sözedilemeyeceği gibi cezai şart koşulunun düzenlenmiş olduğu maddede davacı/karşı davalı yönünden öngörülen 3 ve 6. madde hükümlerinin ifa edilmemiş olduğunun ispat edilememesine, maddi tazminat istemi yönünden dava dışı gerçek kişiye devredilen taşınmaz yönünden diğer taşınmazlar ile aynı hüküm ve sonuçları doğuracağının kararlaştırılmış olmasına göre asıl davada davalı karşı davada davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, cezai şarta ilişkin talebin reddine, değer kaybına ilişkin talebin kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, sulh sözleşmesinin 9. maddesine dayalı olarak cezai şart ve ayıplı teslim nedeniyle maddi tazminat, karşı dava, sulh sözleşmesine aykırı davranılması nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, asıl davada davalı vekilince temyize konu miktar 34.118,00 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığından asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacının, asıl davada davalı,karşı davada davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e74d1b8656fc35fa b30d9990106d544e ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı