Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1567 E., 2025/34 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1567 E., 2025/34 K. (13.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1567
Karar No
2025/34
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/1567 E. , 2025/34 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1241 Esas, 2023/1767 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/456 E., 2021/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında araç satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye 660.000,00 TL olarak belirlenen satış bedelinin kredi kartıyla ödeneceğinin kararlaştırıldığını davalı Şirket yetkilisinin satış için notere gitmeden önce kredi kartları ile toplamda 350.000,00 TL ödeme yaptığını, tarafların bakiye 310.000,00 TL bedelin 16.05.2019 tarihinde ve yine kredi kartıyla ödeneceği hususunda anlaştıklarını davalının oluşturduğu güven ve ticari hayatın gerekleri neticesinde satış işleminin gerçekleşebilmesi için satım bedeli olan 660.000,00 TL'nin kendisine tamamen ödenmemiş olmasına rağmen tamamen ödenmiş olduğunu noterde beyan edildiğini, bakiye bedelin ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhinde %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete ait aracın noterde yapılan 26.04.2019 tarihli araç satım sözleşmesiyle davalı şirkete satıldığını ve bu belgenin şirketin temsilcileri tarafından noter huzurunda imzalandığını, araç satış sözleşmesi imzalanırken satıcı şirket yetkilisinin noter huzurunda aracı sattığını, bedelini aldığını ve aracı teslim ettiğini, alıcı şirket yetkilisinin de bedelini ödeyerek teslim aldığını ifade ederek beyanlarını imzaları ile tasdik ettiklerini, araç satış sözleşmesinde davacı adına kayıtlı 06 ... 3667 plakalı aracın 660.000,00 TL bedelle davalı şirkete satıldığını, araç bedeli konusunda taraflar arasında bir ihtilafın olmadığını savunarak davanın reddi ile %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalıya 660.000,00 TL bedelle aracın satıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın, noter satış sözleşmesinde bedelin tamamının alındığı belirtilmesine rağmen 310.000,00 TL'nin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı defter kayıtlarında 310.000,00 TL davalıdan alacaklı görünmekte ancak davalı defterlerinde ise bedelin 350.000,00 TL'sinin kredi kartı ile 310.000,00 TL'nin de nakden ödendiğinin kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin bu konuda birbirini teyit ettiği, araç satış sözleşmesinin noterde düzenlenmiş olduğu, tarafların bedelin tamamının ödendiği belirtilerek sözleşmeyi imzaladığı, gerek 1512 sayılı Noterlik Kanunu gerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) gerekse de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 204. maddesi uyarınca düzenleme şeklindeki noter senetlerinin sahteliğinin ispat olana kadar geçerli nitelikte bir evrak olup aynı mahiyette ve kesin delille sahteliğinin ispatlanması gerekeceği, davacının bu mahiyette bir delil sunmadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı davanın kanıtlanamadığı, davalının davacı alacaklının kötü niyetle takip yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Temyize getirilen uyuşmazlık davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ticari araç satımından kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiasına dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de davalının kötü niyet tazminatı istemi reddedilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için takibinin haksız olmasının yanında davacı alacaklının, takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekmekte olup, alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu durumda somut olaya gelindiğinde, davacı alacaklının noter huzurunda düzenlenen ve imzasıyla tasdik edilen taşınmaz satış sözleşmesinde alacağının tamamını tahsil ettiğini beyan etmiş olmasına rağmen, bu beyanının aksine eldeki davaya konu icra takibine girişmesi ve imzaladığı sözleşmede bedelin ödendiğini bildiği halde davalının itirazı üzerine duran takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasını açması kötü niyetli olup, davalının da açıkça kötü niyet tazminatı istemi bulunduğu dikkate alındığında, Mahkemece davalı taraf lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı şekilde anılan talebin reddi doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin tamamen hükümden çıkarılmasıyla yerine "Reddedilen dava ve takip değeri 310.000,00 TL'nin %20'sine tekabül eden 62.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı