Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1437 E., 2025/1766 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1437 E., 2025/1766 K. (13.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1437
Karar No
2025/1766
Karar Tarihi
13.03.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/1437 E. , 2025/1766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/57 E., 2023/1304 K. HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/230 E., 2022/480 K. Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.03.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın davalıya borç para vermesine karşılık takip konusu 5 adet bonoyu aldığını, murisin sağlığında borcun ödenmediğini, senetlerdeki imzaların davalının eli ürünü olduğunu, müvekkillerince başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, takibe konu bonoların sahte olduğunu, müvekkilince imzalanmadığını, müvekkilinin davacıların murisi ...'ın keşide tarihlerinde haftalıkla çalışan şoförü olup o günün parasıyla 250.000,00 TL (169.000,00 USD) borç para vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bonolar takip tarihinde zamanaşımına uğradığından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, bu nedenle tarafların tanıklarının dinlendiği, Adli Tıp Kurumu raporu ile bonolardaki imzaların davalının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın tanıklarının beyanlarının dava konusu bonoların miktarı, düzenleme ve vade tarihleri konusunda net bilgi içermediği ve yazılı delil başlangıcı olan belgelerdeki borcu ispatlayacak yeterlilikte bulunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı, davacıların davasını ispatlayamadığı ve davacıların kötüniyetle icra takibinde bulunduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere Mahkemece, dava konusu bonolar takip tarihinde zamanaşımına uğradığından yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık dinlenmiş ve davacı tarafın tanıklarının beyanlarının dava konusu bonoların miktarı, düzenleme ve vade tarihleri konusunda net bilgi içermediği, yazılı delil başlangıcı olan belgelerdeki borcu ispatlayacak yeterlilikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2021 tarihli 2018/(19)11-537 E., 2021/1665K. sayılı emsal kararında belirtildiği gibi " zamanaşımına uğrayan bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiği için kambiyo hukukunun tanıdığı özel imkânlardan yararlanamayacak ve hatta adi senede dahi dönüşemeyecektir. Zamanaşımına uğrayan bono fiziki olarak ortada olsa bile maddi hukuk anlamında artık hiçbir şey ifade etmemekte sadece ispat hukuku alanında delil başlangıcı olarak kabul edilmektedir (Öztan, s. 878; Kendigelen/Kırca, s. 264). Bu itibarla zamanaşımına uğrayan bono adi senede dönüşmeyeceği için, alacağın ispatı açısından tek başına yeterli olmayacak, bununla birlikte sadece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202. maddesi (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 292.maddesi) kapsamında bir yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabilecektir. Bu nedenle zamanaşımı nedeniyle kambiyo vasfını kaybeden bonoya dayanma imkânı olmayan hamil, temel ilişkiye dayanarak açılan davalarda, zamanaşımına uğrayan bonodan delil başlangıcı olarak yararlanabilir ve senetle ispatı gereken bir hukuki işlem hakkında iddiasını tanık dinleterek veya başka delillerle ispat etme imkânına sahip olur". Somut davada, davacılar zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı olarak davalı hakkında genel haciz yoluyla icra takibi yapmışlar ancak davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Bu durumda davacılar, muris.... ile davalı arasındaki temel ilişkinin varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece belirtildiği üzere, takip dayanağı zamanaşımına uğramış bonolar, temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup davacı tarafın buna dayalı olarak tanık dinletme hakkı bulunmaktadır. Davacıların dinlettikleri tanıklar ... ve ...'ın ifadelerinde, davacıların murisleri .... ile davalı arasındaki temel ilişki ve zamanaşımına uğramış bonoların veriliş nedeni konusunda somut bilgiler verildiği görülmektedir. Mahkeme gerekçesinde yazıldığının aksine tanıkların keşide tarihi, vade tarihi gibi senedin teknik ayrıntılarını belirtmeleri gerekmez. Bu itibarla davacıların murisi ile davalı arasındaki temel ilişki tanık delili ile ispatlanmış olup Mahkemece uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine,13.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın onanması kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e691df9013ee6199 b435991e39340a32

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı