Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/1071 E., 2025/306 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1071 E., 2025/306 K. (04.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1071
Karar No
2025/306
Karar Tarihi
04.10.2025
Konu
Tazminat

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1071 KARAR NO : 2025/306 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili İzmir... Tüketici Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ...'ın, Türkiye...Bankası Anonim Şirketi'nden ihtiyaçlarına binaen tüketici kredisi çektiğini ve kredi kullandığını, ancak maddi sıkıntılardan dolayı kredi borcunu ödemeyemediğini ve müvekkili aleyhine Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca fahiş miktarda faiz uygulandığını ve müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, bu sebeple yasal faiz olan %9 oranının uygulanması gerekirken takip öncesinde ve takip sonrasında uygulanan yıllık %82,50 oranındaki faizin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkilinin borcu olmayan bir parayı ödememesi sebebiyle davayı açtığını, davalının müvekkili aleyhine açmış olduğu icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını, davanın kabulü ile, uygulanan faizin fahiş olduğunun tespit edilmesini ve borcun yasal faiz oranlarına göre yeniden hesaplanmasını, davalının yüksek faiz oranı uygulayarak haksız ve kötüniyetli olarak takip yapmış olması nedeni ile %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, müvekkilinin adli yardımdan faydalandırılarak yargılama giderlerinden bağışık tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili Tüketici Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesi ile özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kurum ile davacı... arasında 15.08.2020 tarihinde 100.000 TL'lik Kredi Çerçeve Sözleşmesi düzenlendiğini, borçlu tarafından kullanılan işbu krediye ilişkin taksitler süresi içerisinde ödenmediğinden müvekkili banka tarafından alacağın tahsili yoluna gidildiğini ve Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin ...esasına kayden davacı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, borca yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleşmesine müteakip davacı tarafça kötü niyetli olarak işbu davanın ikame edildiğini, davacı yanın faize ilişkin açıklamalarının da taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılmasının da mümkün olmadığını, işbu davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı eksikliğinden usulden reddine, usule ilişkin itirazları uygun görülmezse işbu davanın esastan reddine, İİK'nun 72/3 md uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, takibin durdurulmasına ilişkin davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İzmir ...Tüketici Mahkemesinin11/10/2024 tarih ... Karar sayılı göreve dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi yönündeki kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş ve yukarıdaki esas numarasına kaydedilmiştir. GEREKÇE: Dava; İİK nun 72/3 maddesi uyarınca davalı banka tarafından davacı aleyhine Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir. Davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu ancak bilanço esasına göre defter tutması nedeniyle birinci sınıf tacir sayıldığı anlaşılmıştır. Davacı ile davalı banka arasında arasında akdedilen kredinin ticari nitelikte kredi olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." Bu kapsamda mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden, gerekli araştırmalar yapılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 5. Maddesi: (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 karar sayılı kararı ile; "...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiştir. Tacir olan taraflar arasındaki uyuşmazlık " bankacılık işleminden" kaynaklanmakta olup, söz konusu hukuk davalarına bakmaya, HSK tarafından finans mahkemesi sıfatıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle anılan mahkemede davanın görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle, göreve dair dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve dair dava şartı yokluğundan HMK.nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflarca gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (Finans Mahkemesi Sıfatı ile) GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, ilişkin, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi veya 20. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/04/2025 Katip... Hakim... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3809cc880703a09d 62bc4a0e4faf96a4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı