11. Hukuk Dairesi 2023/6591 E. , 2025/304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2023/165 Esas, 2023/392 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.01.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Aslıhan Aksoy ile davalılar vekili Avukat Ezgi Cesur dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacının kardeşi olduğunu, Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1091 E. sayılı dosyası ile izalei şüyu davalarının devam etmekte olduğunu, bu dava devam ederken davacının Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/167 E. sayılı muhdesatın aidiyeti davası açtığını ve kazandığını, bu davanın vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için icra takibi başlatıldığını, bundan sonra davalının davacı aleyhine Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2018/12713 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının davacıdan tehdit ve baskıyla imzalatmak suretiyle boş senet aldığını, seneler sonra kendi iradesi ile doldurarak kötü niyetli olarak icra takibine konu ettiğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, 270.000,00 TL'lik borç doğurucu işlemin hiçbir zaman yapılmadığını ileri sürerek borca konu senedin ve takibin iptaline, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine ve davalının kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, sonraki tarihli beyan dilekçelerinde ise, davacı ile miras meselesi ve anne babalarına bakım karşılığında dava konusu senedin davacı tarafça imzalanarak verildiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 31.08.2013 tanzim tarihli bono ile ilgili borçlu olmadığı hususunu 05.09.2018 tarihinde uyuşmazlık konusu haline getiren davacı bir yıllık hak düşürücü süreyi geçirmiş olduğundan artık sözleşmeyi benimsemiş sayılacağı, davacının irade sakatlığı yanında bedelsizlik iddiasına da dayandığı, ancak bedelsizlik iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ile senedin ve takibin iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eb3d31ce7193d039 e5d471e04ae8ae72