10. Hukuk Dairesi 2025/9586 E. , 2025/13223 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1732 E., 2025/910 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/273 E., 2024/479 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Adana'da ..... Cad. .... İş Merkezi, Zemin Kat, .... adresinde (...) ...Gömleklerinde 13.05.1980 tarihinde iş sözleşmesi kapsamında işçi olarak fiilen çalışmaya başladığını, ilgili işverenin müvekkilinin SGK'ya giriş bildirgesini vermiş ise de primlerini davalı Kuruma ödemediğini, müvekkil adına Adana SGK İl Müdürlüğü'ne 04.10.2017 tarihinde başvuru yaptığını, başvuruya 60 gün içinde cevap verilmediği için yasa gereği reddedilmiş sayıldığını, hizmet dökümü ve sigortalılık tescil ve hizmet kaydı incelendiğinde müvekkilinin işe giriş tarihinin davalı Kurum kaydında 13.05.1980 tarihi olduğunun görüleceğini, her ne kadar müvekkilinin işe giriş tarihinde 18 yaşını doldurmamış ise de o tarihte yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un Geçici 54. maddesi uyarınca 01.04.1981 tarihinden önce tescil edilmiş olduğundan sigortalılık başlangıcının işe giriş bildirgesinin verildiği tarih olan 13.05.1980 tarihi olarak tespitinin gerektiğini belirterek, davacının işe giriş bildirgesi verildiği tarih olan 13.05.1980 tarihinin (1 günlük çalışmanın) sigortalılık başlangıcı olarak tespitine karar verilmesini, talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, SGK kayıtlarına göre işverenin bir bildirimi ve davacının böyle bir çalışması olduğunun bildirilmediğini, müvekkili Kurum açısından esas olanın bu bildirim ve kayıtlar olduğunu, aksini iddia edenin davasını ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…somut olayda; ... sicil numaralı ... unvanlı işyeri tarafından 13/05/1980 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesinin 20.06.1980 tarihinde Kuruma verildiği, işveren tarafından bordro verilmemesi nedeniyle işe giriş bildirgesinin işleme alınmadığı, Kuruma bordro verilmediği için bordro tanığı dinlenemediği, mahkememizce yapılan komşu işyeri araştırmasının olumsuz sonuçlandığı ancak mahallinde düzenlenen vergi dairesine ait yoklama tutanağında tutanağı düzenleyen görevli tarafından davacının işçi olarak çalıştığı tespit edilmiş olduğundan fiili çalışma olgusunun ispatlandığı anlaşılmış, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacının kimlik bilgileri ile uyumlu olduğu, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğu, sigorta sicil numarasının 1980 yılı serilerinden olduğu dikkate alınarak davanın kabulü gerekmiş,.." gerekçesiyle, Davanın kabulüne davacının ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 13/05/1980 tarihinde 1 gün süreyle asgari ücretle çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin 13.05.1980 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlanamadığını bu nedenle davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.