Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/9127 E., 2025/13235 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9127 E., 2025/13235 K. (08.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9127
Karar No
2025/13235
Karar Tarihi
08.10.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/9127 E. , 2025/13235 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3252 E., 2025/411 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2022/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde, davalı ...'a ait işyerinde 01.11.1988 tarihinde işe başladığını, 31.05.1989 tarihine kadar çalıştığını, işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak prim ödemesi yapılmadığını, aylık için Kuruma başvurduğunda 01.11.1988 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediği ve sigortalılık süresini tamamlamadığı için talebin reddedildiğini belirterek sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1988 olarak tespiti ile bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, bilahare talebinin sigorta başlangıç tarihi tespitine ilişkin olduğunu ve davalı işveren hakkında davayı takip etmediğini beyan etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davadan önce Kuruma başvuru zorunluluğu olduğunu, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, Kurum kayıtları esas olup iddianın eş değer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, 01.11.1988 tarihinde 1 gün sigortalı çalıştığının tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 17.10.1989 tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,(1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.11.1988 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, lokanta mahiyetli işyerinin 20.01.1987-30.11.1993 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinin dava konusu 1988 dönemi için bordro verilmediği, emniyet, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyerinin tespit edilemediği, işe giriş bildirgesi üzerinde yapılan imza ve fotoğraf incelemesinde imzanın davacının el ürünü olduğu,fotoğrafın da davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tanığı olarak işyerinin 1989/3. döneminden bildirimi olan ...'in dinlendiği, tanığın beyanında davacının garson olarak çalıştığı,kendileriyle beraber işyerinde ...ve ... isimli kişilerin çalıştığını beyan ettiği ancak bu kişilerin Mahkemece araştırılmadığı, Mahkemece anılan tanık beyanı ile dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, dava konusu dönemde davalı işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş sigortalıları SGK aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,çalışma ve vergi kayıtları da getirtilerek re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu yöntemle de komşu iş yerinin saptanamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişileri tarafların beyanları alınmak suretiyle belirlenerek sigortalılık, vergi ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, işyerinin dava konusu 1988 yılında kapsamda olmasına karşın bu yıl için işyerinden neden bordro verilmediği araştırılarak davalı Kurumdan işyeri ile ilgili dava konusu dönemde denetim raporu olup olmadığı da araştırılmalı, ayrıca davacı tanığı ...'in beyanında birlikte çalıştıklarını beyan ettiği .... ve ...isimli kişilerin kimlik bilgileri tespit edilerek sigortalılık kayıtları da celbedilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 5.Kabule göre de 17.10.1971 doğumlu davacının sigorta başlangıcı olarak tespitini istediği tarih olan 01.11.1988 tarihinde, 17 yaşında olduğu, buna göre Mahkemece, işveren ünvan ve işyeri sicil no.su da belirtilerek davacının 01.11.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının, sigorta başlangıcının ise 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 17.10.1989 tarihi olarak tespiti ile 01.11.1988 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fd44aaafd62fea4e 984da97a21fdfa44

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı