10. Hukuk Dairesi 2025/7748 E. , 2025/10216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/895 E., 2025/537 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/483 E., 2023/76 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.10.1988 tarihinde çalışmasına rağmen bu tarihin Kurum kayıtlarında gözükmediğini ileri sürerek 15.10.1988 tarihinin 1 günlük hizmet tespiti olarak kabulünü talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve mevzuata aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının ... sicil numaralı ... ... İnşaat ve Tesisat A.Ş. unvanlı işyerinde 15.10.1988 tarihinde 1 günlük süre ile çalıştığının tespitine, davacının 15.10.1988 tarihindeki 1 günlük çalışmasının prime esas süreye eklenmesinin gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. madde ile hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ... İnş.Tes. A.Ş. taşeronu ... .... ünvanlı işverenin ... sicil nolu işyerinden 15.10.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, iş yeri tescil bilgilerinin dosya kapsamına alınmadığı için işin mahiyetinin bilinemediği, iş yerinin 1988/3. dönem bordrosunun geldiği, onlarca çalışanının olduğunun görüldüğü, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen tanıklardan ...'nın hizmet dökümünde işyerinden çalışmaya rastlanmadığı diğer davacı tanıkları ... ile ...'un dava konusu tarihte çalışmalarının olmadığı, öncesi yada sonrası dönemde işyerinde çalışmalarının olduğu bordro tanığı olarak dinlenen ...'ın davacıyı tanımadığı, ... ... ise davacının çalıştığını beyan etmesine karşın onun da çalışmasının dava konusu tarihten sonraya ait olduğu, mahkemece daha fazla dava konusu dönemde çalışması olan bordro tanığı dinlemediği, böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, Mahkemece, davacıya da sorulmak suretiyle dava konusu tarihte sigortalılığı bulunan işyerinin 1988/3. dönem bordrosunda kayıtlı çalışanlarda yeteri kadarının beyanı alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d243038cfcadd660 618cc7fbe7352c4a