10. Hukuk Dairesi 2025/7489 E. , 2025/10209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2733 E., 2024/931 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/97 E., 2022/308 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde davalılardan ...'a ait ... Mah. 12 Pafta, 5036 Parsel Kayıtlı iş yerinin inşaatı yapımında, inşaatın bitene kadar Kasım 1993 ve Şubat 1994 tarihleri arasında çalıştığını, davalı ...’ın, sigorta işlemlerinin yapıldığını bildirmiş olmasına rağmen, sigortasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt tetkik tutanağı düzenlendiğini işbu tutanakta tarafna ait sigorta bildirimin Pendik Sigorta Müdürlüğüne yapıldığını, ancak kayıtlarda sigortalılığının gözükmediğini, bu durumda fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalıya ait işyerinde yukarıda belirtilen tarihler arasında çalıştığının tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini ve söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetler ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taraf 14.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle, 16.11.1993 tarihinin sigorta başlangıcı sayılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı asil cevap dilekçesi ile davacının belirttiği tarihlerde tarafına ait iş yerinde çalıştığını, bu çalışmasına karşılık Sosyal Güvenlik Kurumuna işe giriş bildirgeleri vs. verildiğini, davacının çalışmasının sigortaya bildirildiğini, Kuruma verilen belgelerden 21.03.1994 tarihli aylık sigorta primleri bildirgesinde çalışan sayısının 2 olarak gözüktüğünü, bunlardan birisinin de davacının olduğunu, davacının işe giriş bildirgesinin de Kuruma verildiğini, tarafınca davacının çalışmasına ilişkin tüm bildirimlerin Kuruma yapıldığını beyan etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile davacının, diğer davalıya ait iş yerinde belirtilmeyen tarihler arasında çalıştığını, sigortasının gösterilmediğini ve primlerin yatırılmadığını, bu sebeple belirttiği süreler içerisinde sigortalılığının tespiti talebiyle dava açtığını, SGK'nın bu davada fer'i müdahil sıfatını taşıdığını, dava dilekçesine ekli SGK kayıt tetkik tutanağında davalı ... oğlu ...(davacı) sigortadan yararlanmasını teminen Kuruma kaydettirdiğini, eylemli bir çalışmasının olmadığını ikrar ettiğini, davanın reddi gerektiğinin açık olduğunu, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde aleyhine ücret vekalete hükmedilmemesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, kurum kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı 16.11.1993 tarihinde sigorta başlangıç tarihinin tespitini talep etmiş ise de davalı iş yeri tarafından 1993 yılına ait dönem bordrolarının Kuruma verilmediği, dinlenen davacı tanıklarının Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre bordro tanığı niteliğinde bulunmamaları sebebiyle beyanlarına itibar edilmediği, komşu iş yeri tanığı açısından yapılan kolluk araştırmalarının sonuçsuz kaldığı, davalı iş yerinin 16.11.1993 tarihinde Kanun kapsamında bulunmadığı, davalı ...'ın 16.11.1993 tarihinde vergi mükellefiyetinin de bulunmadığı, tespiti istenen tarih itibariyle davalı iş yerinin faal olduğunun kesin ve net bir şekilde ortaya konulamadığı, sadece işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olmasının fiili ve gerçek çalışma olgusunu ortaya koyamayacağı anlaşılmakla ispat olunamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0c995120e87287ef a3022d8fbe4e5141