Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/7317 E., 2025/12441 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7317 E., 2025/12441 K. (25.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7317
Karar No
2025/12441
Karar Tarihi
25.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/7317 E. , 2025/12441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2377 E., 2025/217 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çifteler Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/382 E., 2022/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde: davacının davalılara ait iş yerinde 22.09.2017 ile 15.08.2019 tarihleri arasında fiilen çalıştığını, iş yerinin 2019’un Mayıs ya da Haziran ayında davalı ... tarafından diğer davalı ...’a devir edildiğini, müvekkilinin iş yerinde izin kullanmadan haftada yedi gün çalışıp 100 TL net günlük ücret almakta olduğunu, cuma günleri pazar kurulması sebebiyle 11.00-24.00 arası çalıştığını, diğer günlerde ise 17.00-24.00 çalıştığını, müvekkilinin primlerinin 22.09.2017 – 31.12.2017 arasında gösterilip yatırılırken bu tarihten sonra iş akdi haksız olarak fesih tarihi olan 15.08.2019 tarihine kadar primleri yatırılmadığını, bu sebeple gösterilmeyen çalışmalarının tespitiyle bu çalışmalarının primlerinin tahsilini temin amacıyla işbu davayı açtıklarını belirterek davacının davalılar nezdindeki 01.01.2018 ila 15.08.2019 tarihleri arasında hizmetinin tam olarak tespit ve tesciline, yatırılmayan primlerin davalı işverenler tarafından müştereken ve müteselsilen yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın ekte fotokopisini sunulan Vergi Dairesinin 22.03.2021 tarihli yazılarına göre iş yerini 18.07.2017 de açmış 30.06.2018 tarihinde terk etttiğini, davacının bu iş yerinde 22.09.2017 işe başladığını, 31.12.2017 tarihinde işten çıktığını, davalılardan ...'ın iş yerini 01.08.2019 tarihinde açtığını, dilekçesinde belirtilen sürelerde çalışmadığını, zaten iş yerinin kapanışının 31.12.2017 olup 01.08.2019 tarihinde ... adına açılmış bu iş yerinde çalışan tek kişinin ... olduğunu başka bir çalışan olmadığını ve davacının da bu iş yerinde bu tarihlerde çalışmadığını, ekte sunduğu iş yeri açma kapama yazıları dört adet belgeden davacının üç aylık çalışması dışında çalışması bulunmadığını, kendisinin o tarihlerde sağlığım el vermediği için işi bırakıyorum demekle işten ayrıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde her ne kadar davacı, davalılara ait iş yerinde 01.01.2018-15.08.2019 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş ise de dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları nazara alındığında davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddi yönünde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının Kuruma bildirilen süreler dışında çalışma iddiası şüpheden uzak tereddütsüz bir şekilde ispatlanamadığından davanın reddine yönelik Mahkeme kararı yerinde olmuş, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Mahkemece “re’sen araştırma ilkesi gereğince” vazgeçerek “komşu tanığı” olduğu beyan edilen tanıkların, her iki celsede de açıkça muvafakat etmemelerine rağmen dinlenilmesinin usule aykırı olduğunu, belediye kayıtları ile vergi kayıtlarının tam olarak örtüşmediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b0d1df46536c7cd1 ef0abc1573003fbe This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2025/7317 E. , 2025/12441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2377 E., 2025/217 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çifteler Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/382 E., 2022/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde: davacının davalılara ait iş yerinde 22.09.2017 ile 15.08.2019 tarihleri arasında fiilen çalıştığını, iş yerinin 2019’un Mayıs ya da Haziran ayında davalı ... tarafından diğer davalı ...’a devir edildiğini, müvekkilinin iş yerinde izin kullanmadan haftada yedi gün çalışıp 100 TL net günlük ücret almakta olduğunu, cuma günleri pazar kurulması sebebiyle 11.00-24.00 arası çalıştığını, diğer günlerde ise 17.00-24.00 çalıştığını, müvekkilinin primlerinin 22.09.2017 – 31.12.2017 arasında gösterilip yatırılırken bu tarihten sonra iş akdi haksız olarak fesih tarihi olan 15.08.2019 tarihine kadar primleri yatırılmadığını, bu sebeple gösterilmeyen çalışmalarının tespitiyle bu çalışmalarının primlerinin tahsilini temin amacıyla işbu davayı açtıklarını belirterek davacının davalılar nezdindeki 01.01.2018 ila 15.08.2019 tarihleri arasında hizmetinin tam olarak tespit ve tesciline, yatırılmayan primlerin davalı işverenler tarafından müştereken ve müteselsilen yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın ekte fotokopisini sunulan Vergi Dairesinin 22.03.2021 tarihli yazılarına göre iş yerini 18.07.2017 de açmış 30.06.2018 tarihinde terk etttiğini, davacının bu iş yerinde 22.09.2017 işe başladığını, 31.12.2017 tarihinde işten çıktığını, davalılardan ...'ın iş yerini 01.08.2019 tarihinde açtığını, dilekçesinde belirtilen sürelerde çalışmadığını, zaten iş yerinin kapanışının 31.12.2017 olup 01.08.2019 tarihinde ... adına açılmış bu iş yerinde çalışan tek kişinin ... olduğunu başka bir çalışan olmadığını ve davacının da bu iş yerinde bu tarihlerde çalışmadığını, ekte sunduğu iş yeri açma kapama yazıları dört adet belgeden davacının üç aylık çalışması dışında çalışması bulunmadığını, kendisinin o tarihlerde sağlığım el vermediği için işi bırakıyorum demekle işten ayrıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde her ne kadar davacı, davalılara ait iş yerinde 01.01.2018-15.08.2019 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş ise de dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları nazara alındığında davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddi yönünde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının Kuruma bildirilen süreler dışında çalışma iddiası şüpheden uzak tereddütsüz bir şekilde ispatlanamadığından davanın reddine yönelik Mahkeme kararı yerinde olmuş, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Mahkemece “re’sen araştırma ilkesi gereğince” vazgeçerek “komşu tanığı” olduğu beyan edilen tanıkların, her iki celsede de açıkça muvafakat etmemelerine rağmen dinlenilmesinin usule aykırı olduğunu, belediye kayıtları ile vergi kayıtlarının tam olarak örtüşmediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b0d1df46536c7cd1 ef0abc1573003fbe ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı