Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/5419 E., 2025/12381 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5419 E., 2025/12381 K. (24.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5419
Karar No
2025/12381
Karar Tarihi
24.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/5419 E. , 2025/12381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/367 E., 2025/28 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının bir kısım primlerinin iptali sonrasında emeklilik aylığının kesilerek ödenen aylıklara ilişkin yersiz ödeme talep edildiğini, ancak Dinar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde 2015/516 E. sayılı dosyası ile açtığı hizmet tespiti davasının sonucunun beklenerek yersiz ödemeye ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. 10. Hukuk Dairesinin bozma ilamında; eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacıya 01.02.2009 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmış, davalı Kurum tarafından yapılan denetim sonunda davacının, 2005 yılının 7 nci ayından itibaren başlayan süre zarfındaki 825 günlük prim ödeme günü iptal edilmiş ve iptal edilen 4/1-a sigortalılık prim günlerinden sonra, prim ödeme gün sayısı yetersiz kalan davacının yaşlılık aylığı da kesilmiştir. Aylığın iptalinin sonucu olarak Kurum tarafından davacıya 15.07.2015 tarihi itibarıyla ödenmiş bulunan ana para ve işlemiş faiz olmak üzere 84.329,28 TL borç çıkarılmış, 01.10.2015 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunan davacıya, 3600 günlük sigortalılık süresini doldurduğu için 01.11.2015 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davacının Kurum denetmen raporu ile iptal edilen hizmet sürelerine yönelik herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Ancak yaşlılık aylığının kesilmesine esas olan denetmen raporu sonrasında, 1987-1989 yılları arasındaki çalışmalarının tespitine yönelik açtığı bir hizmet tespiti davası 2021 yılında kesinleşmiş ve davacının dava dışı bir işveren nezdinde 1987-1989 yılları arasındaki bir takım çalışmalarının kabulüne karar verilmiştir. Eldeki davada Mahkeme ise anılan davaya atıf yaparak, davacının emekliliğinin iptal edildiği tarihte de, yargı kararı ile kazandı��ı sigortalılık süreleri ile emeklilik hakkına sahip olduğu ve iptal edilen emeklilik nedeniyle o tarihe kadar ödenen aylıkların yersiz ödeme sayılmaması gerektiğine dair gerekçeyle Kurumun davacının yaşlılık aylığını kesmesine dair işleminin yerinde olmadığına karar vermiştir. Oysa ki davacının fiili olmayan çalışmalarının tespitine yönelik denetmen raporu sonrasında anılan hizmet tespiti davasının açılması, 2015 yılındaki tahsis talebinin davacının 2009 yılındaki ilk tahsis talebi göz önünde bulundurulduğunda ikinci bir tahsis talebi niteliğinde olması ve ilk tahsis talep tarihinde mevcut olmayan hizmet bildirimleri esas alınarak iptal edilen aylığa daha sonradan geçerlilik tanınmasının mümkün olmaması karşısında, davacının davasının reddine dair karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B- İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın kabulünün gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/1., 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86. ve 59. maddesi hükümleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1596adcf5016100b 5d4644101e975e01

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı