Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/5019 E., 2025/12531 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5019 E., 2025/12531 K. (25.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5019
Karar No
2025/12531
Karar Tarihi
25.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/5019 E. , 2025/12531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2568 E., 2024/1801 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/96 E., 2022/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalarda özetle; davacının .... Sitesinde eşi ...'in 29.12.2014 tarihinde vefat etmesinin ardından 30.12.2014 tarihinde kaloriferci olarak işe başladığını, yazılı iş sözleşmesi bulunmadığını, eşi tarafından yapılan kalorifercilik işinin eşinin ölümü üzerine müvekkili tarafından devralınarak aynı koşullarda devam ettirildiğini, müvekkilinin eşinin ölmeden önceki son net maaşının 1.150 TL olduğunu, sitenin talebi üzerine halk eğitimden kurs görerek ateşçi belgesi aldığını, 28.05.2015 tarihinde yönetici ... tarafından çağırılarak "Sitede kadın kaloriferci olmaz sen koşamazsın çatıya çıkamazsın bir an önce kaloriferci dairesini boşalt" denilerek işine son verildiğini belirterek 30.12.20 14... .05.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının eşinin 29.12.2014 tarihinde vefat ettiğini, bu vefat ile birlikte davacının da dahil olduğu aile bireylerinin defin işlemleri için Bartın'a gittiklerini, 10-15 gün sonra İzmit'e döndüklerini, davacının eşinin vefatından sonra yasa gereği oturduğu daireyi boşaltması gerekmesine rağmen hatır ilişkisine dayalı olarak konutta kalmaya devam ettiğini, bu durumun da bir iş ilişkisinin varlığını göstermeyeceğini, davacının çalışma isteğinin kabul edilmemesi üzerine Yönetime ait başka bir dairenin tamiri yaptırılarak davacıya kiraya verildiğini, Temmuz ayının başında kalorifer dairesini boşaltarak bu daireye taşındığını, Eylül ayından itibaren kira ödemeye başladığını, sitenin temizlik işlerinin ... Temizlik isimli bir firma tarafından yapıldığını, sitenin ısınmasının merkezi sistemli doğalgaz olduğunu, mevzuaata göre de kaloriferci bulundurmasının gerekmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet düşmediğini, davanın resmi belgelere göre ispatlanması gerektiğini ancak bordro tanığı veyahut komşu işyeri tanıklarına itibar edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Yönetimine ait iş yerinde 01.01.2015-28.05.2015 tarihleri arasında ayda 10 gün olmak üzere toplam 50 gün çalıştığının tespiti ve hizmet akdiyle günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Davacının tespit talep edilen dönemde herhangi bir sigortalılık bildiriminin bulunmadığı, 03.04.2015-06.04.2015 tarihleri arası 32 saatlik doğalgaz yakıtlı kalorifer ateşçisi programını tamamlayarak kalorifer ateşçisi belgesi aldığı anlaşılmıştır. Tanık ...; davacının eşinin ölümünden sonra kalorifer yaktığını, belge alması için kendisinin yönlendirildiğini, kendisinin 1993 yılından bu yana sitede oturduğunu, davacı kadın olduğu için daha sonra işten çıkarıldığını, tanık ...; davalı sitede 23 yıldır oturduğunu, davacının belge alıp eşi öldükten sonra kaloriferleri yaktığını kurslara gidip belge aldığını, tanık ...; davacının kalorifer işini yapmadığını, kaloriferi başka sitede ... adlı birine yaptırdıklarını, tanık ...'ın davacının eşinin vefat ettiği sitede herkesin açık şekilde kaloriferi davacının yaktığını bildiğini beyan ettikleri, dinlenen tanıklar ..., ... ve ...'ın davacının çalışmalarını doğruladıkları, bu kişilerin sitede oturdukları tespit edilmiştir. Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda davacının kalorifer yakması için günlük 2,5 saat mesai harcayacağını, bu sürenin aylık 10 güne denk geleceğini tespit ettiği, Mahkemece davacının aylık 10 gün olmak üzere 01.01.2015-28.05.2015 tarihleri arasında 50 gün çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmış olup verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının eşi hayattayken tam gün çalışarak ayda 30 gün sigortasının yatırıldığını, onun tüm işlerini devralan davacının da aynı şekilde ayda 30 gün sigortasının yatırılması gerektiğini, müvekkilinin yaptığı işin günde 2.5 saat sürdüğünün kabul edilebilir bir yanı olmadığından yerel mahkemece verilen kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tüm ailesi ile birlikte eşinin defin işlemleri için 10-15 gün memleketleri olan Bartın’a gidip orada kaldıklarını, bu itibarla davacının İzmit’te dahi bulunmadığı bir tarihte çalıştığı hususunun tespitinin kabul edilemez olduğunu, Mayıs ayında kalorifer yakılmasına ihtiyaç duyulmadığını,15 Nisan’dan itibaren kalorifer yakılmamasına rağmen Mayıs ayı için de tespit yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın ikame edilmiş olduğunu, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, çalışmalara ilişkin yazılı belge bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı