Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/5004 E., 2025/6656 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5004 E., 2025/6656 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5004
Karar No
2025/6656
Karar Tarihi
24.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/5004 E. , 2025/6656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1789 E., 2024/2047 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/95 E., 2024/122 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun, Hollanda'da geçen çalışma ile çakıştığı gerekçesi ile Türkiye'de 24.11.2011-22.12.2011 tarihleri arasında geçen 4/1-a kapsamdaki bildirimlerinin iptal işleminin iptali ile bu çalışma bildirimlerinin geçerli olduğunun tespitini, 3201 sayılı Kanun kapsamında ödenen 5000 günlük borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespitini, 01.01.2013 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsisini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının borçlanmak sureti ile bedelini ödediği 5000 günlük sürenin 4/a sigortalılığına aktarılması gerektiğinin ve davacının Türkiye'de 24.11.2011-22.12.2011 tarihleri arasında SGK kapsamında çalıştığının tespitine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının Hollanda'da kendi nam ve hesabına olan çalışmasının 01.01.2017 tarihi itibariyle sonlandığını, kesin dönüş şartlarının yeniden incelenerek davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile yurt dışı borçlanma süresinin 4/-a kapsamda sigortalılık süresi olarak kabulü ile yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki parağrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-İnceleme konusu davada 01.06.1962 doğumlu davacının, kesinleşen Mahkeme kararı gereği Türkiye'de sigorta başlangıç tarihinin 03.06.1980 olarak tespit edildiği, Türkiye'de 24.11.2011-22.12.2011 tarihleri arasında 29 gün 4/1-a kapsamda sigortalılık süresinin bulunduğu, davacının yurt dışı borçlanması kapsamında 5000 gün 4/1-a kapsamda borçlanma süresini ödediği, 20.12.2012 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumun, davacının Türkiye'de geçen sigortalılık süresinin aynı tarihlerde Hollanda'da çalışmasının bulunduğu gerekçesi ile Türkiye 4/1-a bildirimlerini iptal ettiği, ödenen borçlanma süresini 4/1-b kapsamda sigortalılık süresi olarak alarak yaşlılık aylığı koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile talebin işlemden kaldırıldığını bildirmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince, davacının Türkiye'de geçen ve bildirilen 4/1-a kapsamda sigortalılık süresinin geçerli olduğunun ve borçlanmanın 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak kabulü gerektiğine ancak kesin dönüş şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile yaşlılık aylığı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Kararın yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine dair hükmü eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanun'un 6. maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır. Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı; “sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır. Ne var ki “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurt dışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurt dışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23. maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”nin; İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 no.lu Protokolün 2. maddesi ile tanınmış “Serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesinin B bendi ile tekrar yurt dışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş; 3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunmuş olanların, yurt dışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanun'a göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurt dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesi ile hüküm altına alınmış olup yurt dışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir. Ayrıca, yurt dışında geçen çalışmalar sonucu o ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurt dışından kazanılmış olan sosyal güvenlik hakkının en doğal sonucu olup, bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır. Bu bağlamda, dosya içerisinde bulunan Hollanda Sigortalılık süresini gösterir belgede davacı adına 03.06.1980-31.01.2007 tarihleri arasında prim ödemesinin bulunduğu, Rotterdam Başkonsolosluğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ateşeliğinin yazısında, davacının Hollanda'da bulunan iş yeri ile ilgili olarak bağlantılı olduğu Ticaret Odası yazısına göre, iş yerinin 01.01.2017 tarihi itibariyle kapatıldığının bildirildiği görülmekle, İlk Derece Mahkemesince dosya içinde bulunan tüm bilgi ve belgelerin yukarıda belirtilen düzenlemelere göre yeniden değerlendirilerek ve yine kesin dönüşe engel bir yardım veya ödenek alıp almadığı hususları da irdelenerek, kesin dönüşün gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde ise takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasına dair bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 69ff9c47c31ac65c 455445684bd16268

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı