10. Hukuk Dairesi 2025/4714 E. , 2025/8283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/162 E., 2024/266 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı taraf dava dilekçesinde ve aşamalarda; müvekkilinin babasının 15.07.1996 tarihinde vefat ettiğini, babasının ölümü ile babasından dolayı ölüm aylığı almaya başladığını 1996 yılından bu yana ölüm aylığı daha öncesinde kesintiye uğradığını, müvekkilin 18.12.1978 tarihinde evlenmiş, 16.10.1991 tarihinde ise boşandığını, 19.07.1993 tarihinde tekrar evlendiğini, 29.12.1997 tarihinde boşandığını, ölüm aylığı kesilen müvekkilin bila tarihli dilekçesi ile yeniden ölüm aylığı bağlanması talebiyle davalı Kuruma başvuru yaptığını, talebinin reddedildiğini, eski eşi ile birlkte yaşamadığını, SGK başkanlığının 60991618-3/625885 sayılı yazısı ile reddolunan ölüm aylığı bağlanmamasına yönelik işlemin iptali ile müvekkilin kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına müvekkilinin fakir olması nedeni ile dosyanın adli müzaheretli olarak görülmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacının müvekkil kurumdan hak sahibi olarak yetim aylığı alabilmek için boşandığı ancak eski eşi ile birlikte fiili olarak yaşamaya devam ettiği ve aynı zamanda aylık aldığına dair bir ihbar yapıldığğını, Alo 170 ihbar hattına gelen ihbara dayalı olarak Ordu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Denetmenliği tarafından soruşturma başlatıldığını, soruşturma sonucunda davacının eski eşi ile birlikte fiilen yaşamaya devam ettiği aynı zamanda müvekkil kurumdan hak sahibi olarak aylık aldığı tespit edildiği, 22.01.2010 tarihli, 2010/Y-20 sayılı soruşturma raporu ve ekleri ile bu durum ortaya konulduğu, davacının bu nedenle almakta olduğu yetim aylığı kesilmiş, haksız ve yersiz olarak aldığı aylıkların yasal faizi ile birlikte müvekkil kuruma ödenmesi için davacıya borç tebliği çıkarıldığını, davacı tarafça müvekkil kuruma herhangi bir ödeme de bulunulmadığı, davacıya yersiz olarak ödenen aylıkların tahsili için Fatsa 1.Asliye Hukuk İş Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, davacı tarafça da kurumun aylık kesme işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti için Ordu İş Mahkemesi'nin 2015/54 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda müvekkil kurum işleminin yerinde olduğu ve davacının davasının reddine karar verilmiş ve söz konusu karar 16.02.2015 tarihinde kesinleştiğini, Fatsa 1.Asliye Hukuk İş Mahkemesi'nin 2010/669 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanızın kabulüne karar verildiğini, Fatsa 1.Asliye Hukuk İş Mahkemesi'nin 2010/669 esas, 2015/557 karar sayılı ilamının kesinleştiğini, ilamın icrası için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2017/47439 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, halen derdest olduğunu, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 02.05.2024 tarihli kararı ile; "...dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 29.12.1997 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı, davacıya 15.07.1996 tarihinde vefat eden babasından ölüm aylığı bağlandığı, boşanma sonrasında eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle düzenlenen müfettiş raporu üzerine aylığının kesildiği, davacı tarafından Kurum işleminin iptali istemiyle aynı Mahkemede açılan 2015/54 E, 2015/94 K sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ayrıca Fatsa 1. ASHM'nin 2010/669 E, 2015/557 K sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde kurum tarafından açılan yersiz ödemenin tahsiline ilişkin davanın kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının bila tarihli dilekçesi ile yeniden ölüm aylığı bağlanması talebiyle Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiği, Kurum tarafından araştırma yapılmadan, önceki müfettiş raporu ve kesinleşmiş karar ileri sürülerek karar verildiği, davacının Kurumun red kararı üzerine bu davayı açtığı, Mahkemece yapılan incelemede davacının ve boşandığı eşinin adreslerinin farklı olduğu, adreslerde dinlenen kamu tanıklarının da ayrı yaşadıklarını beyan ettikleri anlaşılmakta olup yalnızca Medula kayıtlarında aynı tarihte aynı hastaneye başvurduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de bu durumun tek başına birlikte yaşam olgusunun gerçekleştiğine delil oluşturmayacağı, diğer delillerle doğrulanması halinde birlikte yaşamın söz konusu olacağı dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. " gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-davanın kabulü ile, -...'nın 60991618-3/625885 sayılı yazı ile ölüm aylığı bağlanmasına yönelik talebin reddine ilişkin işlemin iptaline, -Davacıya kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9172deafdc4d80a3 768ad098b5176493